1)KÖYÜN TARİHÇESİ
Düşman işgali sırasında düşmana karşı
cephe kurup bölgenin korunması için mücadele edilmiştir. Ancak bu hareket
devamlı olmamış dağılmıştır.
Bu dağılma sonunda halkın bir kısmı
Eskişehir’e bir kısmı ise Balıkesir’e göç etmiştir. Savaşın sona ermesinden
sonra çoğu tekrar geri dönmüştür.Kavakdere çetecilerinden Veysel Ağa
Yunanlılar’a büyük zarar vermiştir. İstiklal Savaşı’na katılanlardan sağ kalan
yoktur. Kavakdere Köyü 1877-1878 Türk-Rus Harbinden sonra Şumnu ve Varna’dan göç
edenler tarafından 1896 yılında kurulmuştur.
Köydeki nüfus çok yaşlı değildir. Genç nüfustan
oluşur. Böyle olunca da köyün ekonomik gelirinin yüksek olması gerekir. Genç
nüfusun tarlada çalışma gücünden istifa edildiği için verim yüksek olmalıdır.
Ama tam tersinedir. Çünkü köyde ne kadar varsa hepsi köyün dışındaki
fabrikalarda yada Kırklareli’nde çalışmaktadırlar. Zaten köyün nüfusu 750
kişidir. Bunun 55 kişisi Kırklareli'ne okumaya gelen öğrencilerdir. 150 kişisi
de çalışmak için köyden ayrılır. Geri kalanın 250 kişisini de yaşlı ve çocuklar
oluşturur ve 20 kişisinin de çeşitli zanaatlar ile uğraştığını düşünürsek 275
kişi de çiftçilik yapmaktadırlar. Bu da verimi ve çeşitliliği düşürür
2.1 Nüfus
hareketleri
İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri insanlar;
doğal afetler, savaşlar, sosyo-ekonomik ve siyasi nedenlerden ötürü hep göç
etmişlerdir. Nüfus hareketleri, köyden köye, köyden şehre, şehirden köye ve
şehirden şehre olmak üzere genelde dört tip üzerinde olmuştur. Türkiye’nin
sanayileşmenin henüz başında bir ülke olarak sanayi sektöründe istihdam olanağı
sağlayan bir ülke olarak değerlendirilmesi mümkündür. Şehirlerin sanayileşmesine
bağlı olarak yeni iş alanlarının ortaya çıkması köyden kente yapılan göçleri
hızlandırmıştır.
Nüfus hareketleri açısından
değerlendirildiğinde Kavakdere köyünün farklı sebeplerden dolayı göç verdiği
görülmüştür. Tarım alanlarının sınırlı oluşu ve çocukların evlenmeleriyle
tarlaların iyiden iyiye yetersizleşmesi, gençlerin eğitim ihtiyaçlarını
karşılama isteği ve daha farklı işlere yönelme merakı, kız çocukların dıştan
evlenme yoluyla köyden gitmeleri, köyün iticiliği ve şehrin çekiciliği göçün
başlıca etmenleri olarak sayılabilir.
Tarım alanlarının sınırlı olmasına bağlı olarak
tarımda iş gücüne duyulan ihtiyaç azalmış, evli olan bir çocuğun aile içinde
kalarak tarla işlerinde yardımcı olması yeterli olmaya başlamıştır. Bununla
beraber yeni iş alanları arayışı kendisini göstermiş ve göç etmeninde bu olay
başat rolü oynamıştır.
3) COĞRAFİ YAPI
Kavakdere
Köyü ;
Kuzeyden
Kızılcıkdere Köyü
Doğudan
Deveçatağı Köyü
Batıdan
Değirmencik Köyü
Güneyden
Erikleryurdu Köyü ve
Çeşmekolu
Köyü
Kuzeydoğudan Bayramdere Köyü
Kuzeybatıdan Asilbeyli İLE ÇEVRİLİDİR.
Kavakdere köyünde en çok alan kaplayan düzlük
alanlardır. Fazla yükselti yoktur. Çok az olarak tepeler vardır. Köyde fazla
eğimli araziler de yoktur. Düzlük alanlar fazla olduğundan tarım yapılacak
alanlar da fazladır. Yükselti fazla olmadığı için ulaşım da kolaylıkla
yapılır.
Kavakdere Köyündeki iklim tipi kurak iklimdir.
Yazları çok sıcak, kışları ise sert, soğuk ve az yağışlı olarak geçer. İklime
bağlı olarak da köyde tarım ürünlerinde fazla çeşitlilik yoktur. Mesela; yazın
köyden ve sulama kanallarından uzak yerlere bol su isteyen bitki türleri
ekilemez. Daha çok su istemeyen ayçiçeği, kabak, buğday, arpa gibi ürünler
ekilir. Köyde tarım yoğun olarak yapıldığı için fazla da yağış olmadığından
sulama köyün barajından beton sulama kanalları ile yapılır. Her tarlanın içinden
geçen kanallar sayesinde barajdan sıra ile her köylünün sulama yapması sağlanır.
Kanalların geçmediği tarlalarda ise açılan kuyulardan sulama yapılır. Bu
kuyulardan salma sulama yada yağmurlama yapılır.
Bitki örtüsü mera ve çayırlıklardan oluşur. Böylece
hayvan otlatma olanağı da fazladır. Köyde tarla kenarlarına ve içlerine ekilmiş
ağaçlar haricinde ağaç toplulukları yani orman yoktur. Toprak ise bitki örtüsü
az yer kapladığından tarıma elverişlidir.
7. EKONOMİK
YAPI
Köy ailesinin ekonomik faaliyet alanları genellikle
çevre şartlarınca tayin edilmektedir. Sosyal yapısı da cemaatvari bir özellik
gösterir. Cemaat yaşamının en ayırıcı özelliği ise iş bölümünün sosyal
olmasıdır. “fertler hayatlarının bir yönüyle değil her yönüyle sosyal hayata
katılırlar. Böyle homojen bir ortamda yetişen fert şehirdeki bir ferde göre daha
sınırlı olarak insan davranışlarını daha geniş olarak da tabiatı gözler. Çalışma
konusu ve davranışı konusunda da aynı konumdadır. Çevrenin sınırlılığı çalışma
ile ilgili davranış normlarını kazanmasını da tayin edecek,daha çok hayvancılık
ve ziraat faaliyetleriyle ilgili tutum ve davranışları küçük yaşlardan itibaren
öğrenmek zorunda kalacaktır.” Kavakdere köyünde sosyal ve fiziki şartların
ekonomik yapıdaki belirleyiciliği kendini hissettirmektedir. Dar olan fiziki ve
sosyal mekan, zirai üretim için yeterli olmayan tarım alanları üretim
biçimindeki temel belirleyicilerdir
Köyün 18.900Km2 si ekilebilir tarım
topraklarından oluşur. Önce de değindiğimiz gibi köy düzlük alanlardan oluştuğu
için tarım yapılma imkanı da çoktur. En çok ekilen tarım ürünleri Trakya’da da
yoğun olarak ekilen ayçiçeği bunun yanında patates, karpuz, kabaktır. Tahıl
ürünleri ise buğday başta olmak üzere arpa, mısır,çavdar, yulaf ekilir. Mısır en
çok besi hayvanlarına sılaş olarak verilmek üzere ekilir. Baklagillerden ise
nohut ve ikinci ürün olarak da fasulye ekilir. Ayrıca sebzecilik ön plandadır.
Köylü kendi tüketeceği kadar sebzesini yetiştirmektedir. Bazıları da satmak için
ekerler. Bağcılık köyümüzde çok seyrektir. Sadece yemek ve pekmez yapmak için
yetiştirilir.
Tarım önceden ilkel araçlar ile yapılırken artık
modern tarım araçları ile yapılmaktadır. Traktörün arkasına takılan çeşitle
tarım makineleri ile tarla sürülmekte ekilmekte ve gübrelenmektedir. Ürünün
pazarlanması da traktörlerle sağlanır. Köydeki traktör sayısı 60’tır. Hemen
hemen köyün yarı ailesinde traktör vardır.
Modernleşme birçok makinelerimizde görüldüğü gibi
büyükbaş hayvanların sağımında kullanılan sağım makinelerinde de ileri metodlar
geliştirildi. Önceleri kadınlar tarafından elle sağım yapılan inekler şimdi
modern makineler ile sağımı yapılmaktadır. Bu da hem zaman kaybına hem de güç
kaybını önler.
7.2)
HAYVANCILIK
Kuzuların etinden ve yünlerinden yararlanmak için
köylü kışlalarda bu hayvanlara bakmaktadırlar.İneklerin ise sadece sütünden
yararlanılır.
Koçlar damızlık ve kurbanlık olarak
yetiştirilir.
Yine kışlalar da koyun, keçilerin yanında bu
hayvanların artık yemlerini değerlendirmek için tavuk ve hindi beslenmektedir.
Kışlalarda beslenen bu hayvanları kurt ve tilkilerden korumak için özel beşlenen
çoban köpekleri yetiştirilir.
Köylüler tavukların etinden ve yumurtasından
faydalanmak için evlerinin önünde ki kümeslerde yetiştirmektedirler. Bunun
yanında kaz ve ördek de yetiştirirler
Köyün
idaresi Muhtar tarafından sağlanır. Köyün geçmiş tarihinden itibaren başa geçen
Muhtarlar gelişmeye yönelik bir çok çalışma yapmışlardır. Köyün gelişimini
sağlayan muhtarlar ve yaptıkları işler şunlardır:
Ethem
ARSLAN Kavakdere Köyü Kalkınma Kooperatifini açıp köylünün elde ettiği sütleri
alarak onun yerine kooperatiften alış veriş yapma imkanı sağladı.
İbrahim
ÇELİK köyü Deveçatağı’na bağlayan derenin üzerine köprü yaparak iki köy arasında
ulaşımı sağladı.
Köyün
yönetimi köy odası denilen yerde idare edilir. Muhtara yardımcı olarak ihtiyar
heyeti görev yaparlar. Köylünün ne şikayeti varsa burada halledilir. Mesela;
biri arazisinin hayvanlar tarafından zarara uğraması halinde köy odasına gidip
muhtara şikayette bulunur. Muhtar ve ihtiyar heyeti de zararda bulunan hayvan
sahiplerine ceza kesebilirler ve iki tarafı anlaşmaya vardırırlar eğer anlaşma
sağlanamadıysa Tarım İl Müdürlüğünden istenecek bir kurul tarafından ilgili
mahsulün arazi üzerindeki verim üzerinden zarar ziyan tespiti yapılarak ilgili
makamlar tarafından cezai işlem yapılır. Hala faaliyette bulunan köy odası ve
köy yolunun asfalt kaplaması Mehmet DEMİREL tarafından yapılmıştır. Daha birçok
muhtar başa geçti ve bir çok gerekli çalışmalarda bulundular. En son olarak da
şu anda da muhtarlık görevini yürüten Vedat DENGİZ ise 1999 yılında köyün kapalı
su şebekesini yaptırdı.
Barıma ihtiyacı insanların çözüm bulmak zorunda
olduğu ve çözümünü de buldukları en temel sorunlardan biridir. Kavakdere köyünde
toplu köy tipi hakimdir. Evler birbirine bitişik durumda olup her evin küçük bir
bahçesi vardır. Tarlalar köyün dışında bulunmaktadır. Türkiye de köylerin
genellikle su ve tabii kaynakların yakınında ve civarında kurulması gereğine
ilave olarak belirtilmesi gereken bir gerçek de Türkiye’de toplu köy tipinin
hakim köy tipi olduğu gerçeğidir. Piyasa için üretimde bulunan modern çiftçi
tipinden ziyade aile ihtiyaçlarının tatminin sağlanması gayesini güden çiftçi
tipi ülkemizde daha yaygındır. Kavakdere köyünde son zamanda yapılan evler
betonarme bir özellik göstermektedir.
“Eğitim ; bireydeki fiziksel, entelektüel ve ahlaki
yetilerin geliştirilmesi eylemidir.” Ziya gökalp'in de belirttiği gibi eğitim,
yetişmiş neslin yetişmekte olan nesle bilgi, beceri ve kıymet değerlerinin
aktarılması işlemidir. Eğitim kültür naklini kuşaktan kuşağa taşıyan en önemli
araç olarak bu fonksiyonuyla da sosyal hayata devamlılık kazandırır, böylelikle
ulusal motiflerin taşınmasını ve ortak kültürel değerlerin korunmasını, milleti
oluşturan fertler arasında birlik şuuru oluşmasını sağlar. Diğer bir ifadeyle de
eğitim;çocukta bedensel, ruhsal, zihinsel, toplumsal ahlaki yönleri ile
oluşturmak ve geliştirmek için onun varlığındaki değer kaynaklarını ortaya
çıkarmaya yönelik yöntem ve tekniklerin eyleme dönüştürülmesidir. Şüphesiz
eğitim bireyin yaşamı boyunca onu bilgi ve beceriyle donatılmasında da önemli
fonksiyonları yerine getirir. Gelişmiş ülkelerde bireyleri bilgiyle
donatılmasına verilen öncelik ve masraflar gelişmiş ülkelerin bu bilgiyi diğer
ülkelere satarak telafi edebilmektedirler. Sabit sermaye yatırımları olarak
ifade edebileceğimiz eğitim yatırımları, kısa vadede milli gelir için masraf
görünümünde olsa da uzun vadede geliri arttırıcı sosyal mobiliteyi hızlandıran
bir işlev görmektedir. Bilgini elde edilip satılması uluslar arası ilişkilerde
belirleyici bir unsur olma işleve her geçen gün biraz daha
artmaktadır.
Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye global sistem
içinde hakkettiği yeri almak istiyorsa sosyal hukuk devleti anlayışı içerisinde
eğitimi yurdun her köşesine yayıp bireylerin bilgi ile donatılmasını sağlamalı
ve fertlerin becerilerini arttıracak eğitim teknikleri kullanmalıdır. Genç nüfus
potansiyeli fazla olan bir ülke olarak bu potansiyelin kendini tanıması,
keşfetmesi ve aktif hale getirilmesi sağlanmalıdır.
10.1 Aile içi eğitim
“Okul ve işyeri gibi aile de ferdi sosyal hayata
intibak ettirme de müspet veya menfi bir rol ifade edebilecek durumdadır.” Aile
bireyin sosyalleşmesinde lisan sorununu çözmede ve çocuğun yönlendirilmesinde
önemli katkıları vardır.
Aile ferde görenek, din görgü terbiye kuralları, dil
ve çocuk yetiştirme biçimi gibi öğelerle düzenli ve işlenmiş kültür öğelerini
verir. Ailenin köy ailesi oluşu bu etkinin tesirini daha da arttırmaktadır.
Belirli bir kültür içinde yaşayan bireylerde o
kültürün etkisi altında birbirine benzer temel tutumlar oluşturdukları
varsayılır. Bireyin kişiliğini toplumsallaşma süreci inde yaşadığı kültür
çevresinin oluşturduğu bilinen bir gerçekliktir. “Her insan içinde yaşadığı
belirli bir kültürün ürünüdür. Birey içinde yaşadığı kültürün ortak değerlerini,
tutumlarını, davranışlarını, düşüncelerini, eylemlerini, ilgilerini
beklentilerini öğrenir ve benimser.” Aile de bu kültürel motiflerin
oluşturulması, aktarılması ve kurumsal davranışların belirlenmesinde tayin edici
olmaktadır.
Kavakdere köyünde de bu sosyolojik gerçekleri
doğrulayan bir eğitim anlayışı görülmektedir. Okul öncesi ferde gelenek ve
göreneklerin ağırlıklı olduğu bir eğitim verilmektedir. Ailenin bu
önemli fonksiyonunun yanında hızla etkisini artıran kitle iletişim
araçlarının etkisini görmekte mümkündür.
10.2 İlk öğretim
sonrası eğitim
Köyde ilk öğretimini tamamlayan kız ve erkek
öğrenciler değişik lise ve meslek okullarına gönderilmektedirler. İlk öğretim
sonrası eğitime devam hususunda önceleri kız evlatlarının okutulmasına bazı
olumsuz yaklaşımlar olmuş olsa da bugün bu husus önemini eskiye nazaran
yitirmiştir. Kız ve erkek evlatlarının eğitimlerini devamı konusunda bir
eşitliğin sağlandığını söylemek mümkündür.
“Önceleri ilk öğretim sonrası okul tercihlerinde imam
hatip liseleri ağırlıklı tercihler yapılmaktaydı, bu dini hassasiyetlerden
kaynaklanan bir husus olmaktan çok imam hatip liselerinin yatılı oluşu ve
çocuğun çabuk meslek sahibi oluşu belirleyici bir etkendi, bugün imam hatip
liselerinin bu beklentilere cevap vermiyor oluşu , bu sebeple çekiciliğinin
azalması köyde yaşayan aileleri farklı tercihlere ve çözüm yolları aramaya
itmiştir. Köydeki ailelerin çocuğun eğitimi için şehirlerde ev almalarına sebep
olmuştur, hatta çocuklarının eğitimi için şehre göç eden aileler mevcuttur.”
Köyde üniversitede okuyan gençlerin sayısında artış
gözükmektedir. Gençlere bilinçli bir yönlendirme yapılırsa bu sayının daha
yukarılara çıkması muhtemeldir.
Eğitim kurumları; kültürün düzenli,ve
bilinçli şekilde aktarıldığı yerlerdir. Fertlerin milli kültürle bütünleşmesinde
belirleyici bir işleve sahiptir. Kavakdere köyünde bireylerin eğitim düzeyleri
ile meselelere bakışları arasında paralellik gözlenmiştir. Eğitim düzeyi
arttıkça sorunlar karşısında rasyonel çözümler bulma çabası da
artmaktadır.
11.
AİLE
Aile hakkında bu zamana kadar pek çok tanımlar
yapılmıştır. Toplumun sosyal çekirdeği olarak aile aynı zamanda toplumdaki en
temel kurumlardan biridir. Aile hakkında yapılan tanımlardan yapısal olan bir
tanım şu şekilde ifade edilebilir “ aralarında gerçek ya da uzlaşma bir
akrabalık bağı olan yani, bütün sosyal müesseseleri bir soy etrafında toplanmış
olan zümrelere aile denir.” Fonksiyonel anlamda aile tanımı şu şekildedir “ aile
nüfusun devamının sağlandığı ve yenilendiği, milli kültürün kuşaktan kuşağa
aktarıldığı, çocukların sosyalleştiği, ekonomik, biyolojik, psikolojik tatmin
fonksiyonlarının sağlandığı bir kurumdur.”
Aile kurumu toplumun en temel yapı taşı olup,
bireyin, hem sosyal hem fiziki hem psikolojik hem de ekonomik yönden
geliştirerek topluma kazandırılmasında önemli fonksiyonları yerine getirir. Aile
toplumsal bütünün bir parçası olarak bütündeki meydana gelen değişmelerden de
etkilenir ve bütünü etkiler. Bütünün sağlıklı işleyebilmesi için parçalarla
uyumlu olası gerekir, işlevselci bir yaklaşımla değerlendirecek olursak ailenin
toplumsal bütünlüğün devamında çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini
söyleyebiliriz.
Dinamizmin ve değişimin hızlandığı bir dönemde
kurumların fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmelerinin şartı
mevcut duruma göre kendilerini yenileyebilmeleri ve konumlandırmalarına
bağlıdır. Aile kurumu da yapının sağlıklı bir şekilde devamının sağlanması ve
oluşan değişimlerin kültür içinde içselleştirilip o toplumun malı haline
gelmesinde değişimden kaynaklanması muhtemel çatışmaların en az seviyede
hissedilmesinde önemli rol üstlenmektedir. Sosyal yapının kendi içinde
barındırdığı değişim ve hareketlilik olgusu tarih boyunca bütün kurumlarda
kendisini hissettirdiği gibi aile kurumunda da bazı değişmelere sebep olmuştur.
Önemli olan bu değişimin bütünle uyumluluğunu sağlamak ve toplumsal yapıda bir
çatışmaya yol açmamasını sağlamaktır.
Bunun yanı sıra şehirli aileler değişimi daha çabuk
kabullenirken kırsal kesim kendi içinde barındırdığı muhafazakarlık olgusuna
paralel olarak bu değişime direnç gösterebilmiştir. Kavakdere köyünde
gözlemlenen aile yapısı ve aile içi ilişkilerde Türk kültürün ortak paydasını
yansıtmaktadır.
11.1 Aile
yapısı
Kavakdere köyünde yapmış olduğumuz araştırmalar ve
incelemeler sonucunda bir aile tipolojisi ortaya koymaya çalışırsak şunları
söyleyebiliriz; aile yapısı geniş aile tipi içerisinde değerlendirebileceğimiz
kök aile tipine uygun bir yapı arz etmektedir. Aile bireyleri genelde anne ,
baba , evlenmemiş çocuklar ve evli olan tek oğlun eşi ve çocuklarıdır.
Evlilik sonrası evli olan bir oğul aile içinde
kalmakta diğerleri ise evlendikleri zaman ayrı eve çıkarak ve ya şehre göç
ederek aileden ayrılmaktadır. Mirasın çoğunluğu anne ve baba ile yaşayan erkeğe
verilmektedir. Evli erkek çocuğun ekonomik bağımsızlığından söz etmek mümkün
değildir. Evli erkek çocuğun tarımsal üretimde aktif olması aile içerisinde
alınan kararlarda da onu etkin bir duruma getirmiştir.
Kavakdere köyünde monogaminin hakim olduğu
gözlemlenmiştir, köyde akraba evliliği geçmiş değerlere bağlı olarak hala kabul
edilemez bir tabu olarak varlığını sürdürmektedir. Sağlık, din , çevrenin
olumsuz bakış açısı ve gelenekler akraba evliliği konusunda köylünün olumsuz
tutum geliştirmesinde etkin olan sebeplerdir. Bunun neticesi köy içinde akraba
evliliğine rastlanmaması olarak kendini göstermiştir.
Kavakdere köyü Kırklareli’ne 23 km. uzaklıktadır.
Köyde çevre köylerle ulaşımı sağlayan yollar vardır; fakat köy yollarının,
özellikle köy içi yolların, bozuk olması köylülerin yakındığı en önemli
sorunların başında gelmektedir. Köyden kente günde üç otobüs gitmektedir,
böylelikle köylüler şehirdeki temel ihtiyaçlarını giderebilmektedirler.
Kavakdere köyünde bir dönem taşımalı eğitim uygulaması sebebiyle çevre köyler
ile de ulaşım imkanları da kısmen sağlanmıştır. Kavakdere köyü sakinlerinin
hemen hepsinde telefon olması haberleşme imkanını arttırmaktadır. Ayrıca bütün
evlerde iletişim araçlarından en az birinin var oluşu , özellikle televizyonun
ve kısmen de çanak antenin, var olması sosyal yapının değişimini
hızlandırmaktadır , köyde gazeteye olan ilginin bir hayli fazla oluşu ve köye
hemen her gün gazete gelmesi köyün dış dünyadan haber almasın arttırmıştır
özellikle köşe yazarlarının yazılarının dikkatlice okunması ve yazıların
kesilerek saklanması bu ilginin oldukça üst düzeyde olduğunu göstermektedir.
Kitle iletişim araçları vasıtasıyla köy sakinleri siyasilere ve siyasete olan
ilgisini daima taze tutabilmektedirler.
Gençlerin değişimi daha erken kabullenebilme
özellikleri olduğu sosyolojik bir gerçektir. Buna mukabil yaşlılar toplumun
muhafazakar kesimini temsil etmektedirler. Bu zihniyet tutumlarında ki
farklılaşmanın kuşaklar arasında yer yer olumsuz yaklaşımlara sebebiyet
vermektedir.
Kavakdere köyü değişime ve yeniliğe yatkın bir
köydür. Değişimi ve yeniliği kabullenebilmesi daha çok bir diğerinde görme ile
gerçekleşmektedir. Yeniliği somut olarak algıladığı vakit onu kabullenerek
uygulamaya koyması daha kolay olabilmektedir.
Kırsal
kesimde görülen iletişim yapısında daha çok yüz yüze kişisel iletişim hakimdir,
fakat kitle iletişim teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak kitle iletişim
kanalları da etkinliğini göstermektedir. Bu iletişim kanallarının etkinlik
derecesi çeşitli faktörler tarafından belirlenmektedir. Bu faktörleri kentle
kurulan iletişimin yoğunluğu, teknolojik girdilerin benimsenme düzeyi, nüfus
yoğunluğu ve eğitim çeşitliliği olarak belirtmek mümkündür. “ kitle iletişim
araçlarına sahip olma düzeyi artan kırsal kesimlerde, kanaat önderlerinin
(yaşlıların ve hane reislerinin) etkin rolü azalırken medyanın rolü
artmaktadır.”
Köyde ulaşım kolaylıkla yapılır. Köyün içinde ki
yollar asfalt yapılmıştı ama birinci kat asfalt kaplaması olduğundan yollar
yağan yağmurlardan dolayı zeminde bozukluklar oluşmuştur. Köyün dışındaki ana
yolun asfalt kaplaması düzgündür. Köyün İl merkezine uzaklığı 23 Km’dir. Her gün
her saat başı köyümüzden il merkezine araç bulunmaktadır.
13. SOSYAL
YAPI 13.1 Aile üyeleri arasındaki
ilişkiler
Köyün aile tipi geleneksel aile tipini andırsa da
ailenin işleyişi, aile içinde alınan kararlar bakımından gün geçtikçe günümüz
aile yapısına uygun bir hal almaktadır. Aile reisi ne kadar baba olsa da alınan
kararlar ailenin ortak kararıdır.
Kavakdere köyünde baba otoritesine dayalı bir aile
yapısından kısmen söz etmek mümkündür. Bu otorite mutlak manada bir otorite
değildir. Anne ve çocuklarında söz sahibi oldukları bir otoritedir. Erkek
çocukların evlenip anne ve babasıyla birlikte yaşıyor oluşu karar almada erkek
evli çocuğu da etkin hale getirmektedir.
Baba otoritesi ailenin dışarıyla olan ilişkilerinde,
karar alma ve temsil etme gibi durumlarda kendisini hissettirmektedir. Anne de
;aile bütçesinin düzenlenmesinde, ihtiyaçların temininde ve tespitinde, aile içi
çocukların eğitiminde , evlilik çağın gelmiş gençlerin eş seçiminde çocuklarına
yardımcı olmakta ve otoriteseni bu konularda ön plana çıkarmaktadır. Aile içinde
çocukları ilgilendiren konularda onların görüşlerine müracaat edilmekte, her
konuda çocukların fikri alınmamaktadır.
Köyde kız ve erkek çocukları arasında pek fazla fark
gözetilmemekte, kız çocuklarının okutulmasına olumlu bakılmaktadır. Bu eşitlik
anlayışı tüm konularda kendini göstermemektedir. Miras paylaşımında ağırlık
erkek evladına verilmektedir. Evli olan ve ailesiyle birlikte yaşayan erkek
çocuğu mirasın büyük bir bölümünü alır. Buna mukabil kız çocuğu mirastan cüzi
bir miktar alır.
Köyde aile fertleri arasında bir görev dağılımı
mevcuttur. Aile reisi baba; geçimi sağlamak için tarla ne bahçe işlerinde
çalışmakta, anne ise; ev işleriyle uğraşmakta ve tarlada eşine yardımcı
olmaktadır. Çocuklarda cinsiyetlerinin niteliği doğrultusunda yardımcı
olmaktadırlar. Kız çocuğu evde annesine erkek çocuğu da tarla işlerinde babasına
yardımcı olmaktadırlar. Ailedeki yardımcı unsurlarının yani çocukların eğitim
durumları yardım düzeyini aşağı çekebilmektedir.
13.2
Akrabalık ve komşuluk ilişkileri
Sınırlı olan fiziki ve sosyal çevre ilişkilerin
yapısını ve görüntüsünü belirlemektedir. Sınırlı çevrede vuku bulan ilişkiler
cemaatvari bir özelliği andırmaktadır. Toplumsal eylemin ve ilişkilerin temel
özelliği başkalarını hesaba katan eylemler oluşudur. Başkalarını hesaba katmak
aynı zamanda onların içinde bulundukları kültür ortamını anlamak demektir. Çünkü
her eylem bir kültürel kalıp içinde anlamlı olmakta ve ancak böyle yorumlana
bilmektedir.
Sosyal çevrenin dar ve sınırlı olduğu terlerde
ilişkilerin yüz yüze olması beklenir. İlişkiler sınırlı bir sosyal çevrede
cereyan etmekte dolayısıyla ilişkilerin kitlelerce olmasından ziyade bireyler
arası yada küçük gruplar içinde vuku bulması beklenilir. Köylüler arasındaki
karşılıklı ilişkiler , aile , akrabalık, topluluk gibi küçük gruplar arasında
gerçekleşmektedir. Bu küçük gruplar arasındaki ilişkiler daha tatmin edici ve
daha fazla güvenlik uyandırıcı görünmektedir.
“Köy topluluğu belirli ve sınırlı bir alanda devamlı
olarak bir arada yaşamak üzere toplanmış fertlerden oluşan küçük bir gruptur.
Yani köy topluluğunu oluşturan bireyler belirli bir yerde topluca yaşarlar.
Köyün nerede başlayıp nerede bittiğini gözükmektedir. Sınırlı bir alanda devamlı
sosyal ilişkilere girilmesi köy halkına grup şuurunu aşılamaktadır.”
Köy gibi küçük grup şuurunun güçlü olduğu yerlerde
bütün fertlerin birbirini tanıyor oluşu ilişkilerdeki kontrol mekanizmasına
daima canlı tutmaktadır. Bu dar sosyal çevrede ilişkilerin daha sıkı ve yüz yüze
olması kaçınılamazdır. Kontrol mekanizması köyde yaşayan bireylerin kültürel
normlara uymaları hususunda baskı yapabilmektedir. Her insan bir kültürün
ürünüdür, bu anlamda kavakdere köyündeki akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin de
hakim kültür boyutunda kendini göstermesi beklenir.
Köyde sosyal yapıya bağımlı ilişliler zinciri
görülmektedir. Akrabalar ve komşular arasındaki ilişkiler önemlidir. Köyde
akrabalar arası evlilik kesinlikle görülmez. Akraba ziyaretleri sıkça yapılır.
Nişan, düğün. Mevlit gibi adetlerde akrabalar ve komşular birbiriyle
yardımlaşır, dayanışma halindedirler.
Köyde yaptığımız incelemelerde köy sakinleri komşuluk
ilişkilerinde akraba olup olmamasını pek önemsemedikler izlenimi
vermişlerdir. Komşunun ahlak yapısı ve dünya görüşü komşuluk ilişkisinin
niteliğini belirleyen en temel etkendir. Komşular yapılacak işlerde birbirine
danışmaktadırlar. Düğünlerde komşular hediyeler götürür, özel günlerde ziyaret
yaparlar. Kadınlar arasındaki komşuluk ilişkileri daha yoğun bir sıklıkla
gözükmektedir. Köylülerin yaşam alanlarının ortak oluşu sebebiyle birbirlerini
her gün görmekte ve hasbi hal edebilmektedirler. Komşuların anlaşmazlığa düştüğü
hususlar incelememizde kendini göstermemiştir az sayıda köy sakini tarla sınırı
ve sulama hususunda komşuları ile anlaşmazlığa düştüğünü beyan
etmiştir.
14. HUKUKİ
HAYAT
“Hukuk kuralları, toplum hayatında kişilerin kendi
aralarındaki veya kişilerle toplum arasındaki ilişkileri düzenleyen devletçe
uygulanacak maddi müeyyidesi bulunan, uyulması zorunlu kurallar bütünüdür.”
sosyal hukuk devleti anlayışını belirlemiş bir iktidarın meşruiyetinin en önemli
ilkesi hukuk kuralları içinde kalabilmesidir. Kanun yapıcılar anayasayı
oluştururken toplumsal yapının dokusunu analiz etmiş toplum mühendislerinin yani
sosyologların görüşlerine baş vurmalıdır. Toplumsal yapının analizini en ince
noktasına kadar yapabilecek olan sosyal bilimciler, oluşturulacak kanunların
toplum tarafından nasıl algılanacağına, ahengi bozup bozmayacağı veya hangi
kanunların toplum tarafından çabuk benimsenip özümseneceği konusunda daha
tutarlı görüşler beyan etmeleri mümkündür. Örf ve adetlerin de hukukun kaynağını
teşkil ettiği düşünülürse sosyal bilimcilerin toplumun yapısına uygun hukuk
kuraları tespit etmekteki öncelikleri daha iyi anlaşılır.
Kavakdere köyünde hukuki kuralların yaptırımı
devletin küçük bir birimi olan köy yönetimince yapılmaktadır. Köy yönetimi;
muhtar, 4 aza ve ihtiyar heyetinden oluşur. Karar alma mekanizmasında bu
şahıslar yetkin kimselerdir. “kararlar ay sonlarında yapılan toplantıda bir
defada alınır, bazen zor durumlarda karar iki vadede alınır. Köylüler arasındaki
anlaşmazlıklar hemen hemen hepsi heyetçe çözüme kavuşturulur, böylelikle olayın
yargıya intikal etmeden tatlıya bağlanması amaçlanır. Köylüler arasındaki mera
konusunda, sınır itilafları konusunda çözüm bulunamadığı zaman valilikteki mali
idareler bölümü sınır itilafları ve mera sorununu il idare heyeti gelir onlarda
çözüm bulamazsa olay yargı yargıya intikal eder.”
Bütün resmi yazılar
ilan yoluyla köylüye duyurulur. Köylünün sorunları muhtar vasıtasıyla resmi
kurumlara iletilir.
15. SİYASİ
HAYAT
“Judeaus’a göre, siyasetin çok karışık yapısı vardır.
Pek az gerçek ve bol yalan siyasetin acayip örgüsünü tamamlamaktadır.”
Siyaset devletle ilgili faaliyetlerin toplamıdır.
Devletin, milleti ilgilendiren sorunlarındaki çözüm yollarını ifade etmektedir.
“Siyaset kamuoyu ve belli bir grubu ilgilendiren meselelerde karar verme,
kararları etkileme veya uygulamaya yönelik mücadele etme veya mensup olma
işbirliği ve dayanışma içerisinde olabildiği gibi çatışma şeklinde de beliren,
değişen bir sosyal münasebetler bütünüdür.”
Kavakdere köyünde siyasi katılım oy kullanma yoluyla
gerçekleşmektedir. Hemen hemen her partinin delegesi vardır. Seçmen oylarında
belirsizlik ve değişkenlik gözlemek mümkündür. Muhtar adayları köyde siyasi
partilerin adayları değillerdir. Kitle iletişim araçlarının Köylülerin siyasi
tercihlerinde önemli rol oynadıklarını söylemek mümkündür. Köye her gün gazete
geliyor oluşu köylünün ülkemizin temel sorunlarıyla ilgili bilgi edinmesini ve
bir tutum sahibi olmasını sağlamaktadır. Siyaseti ve siyasileri güncel olaylar
içerisinde onların tutumlarıyla değerlendirmekte ve yargılamaktadır.
Köyde araştırmamızı yaparken, köylülerin siyasilerin
popülist söylemlerinden rahatsız olduklarını köylüler beyan etmiştir.
Milletvekili adaylarının sadece seçim zamanı köylerine gelişi ve onların
sorunlarıyla ilgilenmeyişleri yakındıkları temel konulardır. Türkiye’de yaşanan
güncel olayların da etkisi köylünün siyaset ve siyasilere bakış açısını
olumsuzlaştırmıştır. Köylüler siyasi parti liderlerinden dürüstlük, şeffaflık ve
halka yakınlık gibi temel özellikler aradıklarını bunun yanında Türkiye'nin en
temel sorunlarının işsizlik, enflasyon, eğitim ve yolsuzluk olarak
belirtmişlerdir.
Kitle iletişim araçları oyların rengini değiştirmede
etkili olmakta ve çoğu zaman çocuğu babasından farklı partiye oy
verebilmektedir
16)Dini
hayat
İnsanların dinleriyle yaşam biçimleri arasında yakın
ve sıkı ilişkiler vardır. Dinin davranışlar üzerindeki etkisi inançla olur.
Gelenek ve görenek gibi din de bireyin topluma uyumunu sağlar. “Dinin değişmez,
zorlayıcı ve tutucu nitelikleri vardır.”
“Din; endüstri devrimiyle yeryüzünde kurulan
toplumlar arası yeni ilişkileri kavraya bilmememize yardımcı olacak en önemli
kesittir. Biz de bu ilişkiler içinde kendi yerimizi belirleye bilmemiz, batının
bize verdiği yerin dışında kendi yerimizi kavraya bilmemiz için din sorununa
kendi görüş açımızdan eğilmeliyiz.”
Gerçekte sosyoloji bir toplumsal varlığın kendisini
ifade eden bilimsel bilinçten başka bir şey değildir. Bilimsel bilinç bir
toplumsal varlığın üzerinde etki eden unsurları fark edip, tahlil edebilmeyi
gerektirir. Din bu unsurlar arasında en güçlü olanıdır. Din dışında sayılan
“gelenek unsuru” büyük ölçüde dini düşüncenin pratiğe yansıyan hükümlerinin
alışılmış ve sıradanlık kazanmış halidir. Köylerde dinin yalın bilin ve bilgi
durumundan soyutlanıp, köylülük kalıbı içinde algılanması evrensel bir durumdur.
Ancak inanılan dinin, inanç esasları ve ritüellerinin yapısı bu durumun hem
niteliğini hem de niceliğini belirler. Diğer dinlerle kıyaslandığında İslam
bilinçten soyutlanıp sıradan bir ritüeller manzumesi haline gelmeye en az yatkın
olanıdır. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda dinin köy üzerindeki
etkisini ve belirleyiciliğini daha iyi anlayabiliriz.
Köy sakinleri dini işlerinde imama resmi işlerinde
kurumlara müracaat etmektedirler. Din görevlisi köy sakinlerince önemli adl
edilmekte ve saygınlığını korumaya devam etmektedir.
17)
Kültürün Anonim
Unsurları
Anonim unsurlar bir toplumun tarihi tecrübesinin
ifade şekilleridir. Anonim değerler kuşaktan kuşağa aktarılarak tarihi
tecrübenin yeni kuşaklara ışık tutması ve yol göstermesi amaçlanır.
17.1 Ata sözleri ve
deyimler
Kış geldi
kılıç gibi vurdu bizi piliç gibi
Mart
dokuzu sallar topuzu
Yüz
sabanı düz
Yüz on
tarlaya kon
Yüz elli
yaz belli Yarı kışta mandıramı arıyorsun
Kurt kırk
türkü bilirmiş kırkıda koyun üzerineymiş
17.2 Yeminler,
beddualar ve hayır duaları
Ekmekçik
kör etsin
Ölümü
gör
Kuran
çarpsın
İki gözüm
dizime aksın
Oturmuşum
kalkmayayım
Yıldırım
vurmayası
Kör
olası
İstediğine kavuşasın
17.3
Bilmeceler
Derecik
tepecik sümbüllü küpecik (kızılcık)
Anım
içerde saçı dışarıda (mısır)
Gece
harman olur gündüz yığın olur. (yatak, yorgan)
Benim
dört kızım var türkü çağırırlar. (inek memesi)
Benim bir
köpeğim var her gün et taşır. (küpe)
İki kaşık
duvara yapışık (kulak)
Yer
altında yağlı kayış (yılan)
Alçacık
boylu kadife donlu (patlıcan) Ağacı oyarlar içine dünya koyarlar
(radyo)
Çıt öte,
çıt beri, çıt altında süt verir (arı)
17.4
Maniler
Çay içtim dilim yandı,
Döküldü kilim yandı,
Kavakdere içinde,
Gül gibi yarim kaldı.
Giderim yolum ırak,
Elimde altın orak,
Yarim sana gidicem,
Eski yarini bırak.
Çayır içinden geçtim,
Kuzulara ot biçtim,
Benim yarim var ama,
Ben seninle dalga geçtim
Motor
geliyor motor Üstünde bacası yok Kalkmış beni istiyor Pantolonunun
paçası yok
Karşı
karşı duralım Telefonu kuralım Telefon çalışmazsa Mektuplarda
buluşalım
Mani
maniyi açar Mani cebimden kaçar Demedim mi ben sana Mani çok dert
açar
Ayakkabısı
kırmızı Anasının tek kızı İstedim de vermedi Sanki padişah
kızı Derenin karşısında Arpa biçerim arpa Sanma seni isterim Dalga
geçerim dalga
Kızılcıklar
Oldu Mu, Selelere Doldu Mu Hey. Gönderdiğim
Çoraplar, Ayağına Oldu Mu.
Mendili Eline, Mendil Verdim
Eline. Kara Kına Yollamış, Yar Benim Ellerime.
Kızılcıklar
Kırmızı, Alamadım Su Kızı Hey. Gerdanında Beni Var, Sandım Seher
Yıldızı.
Mendili Eline, Mendil Verdim Eline. Kara Kına
Yollamış, Yar Benim Ellerime.
Tabakası Aynalı, Su Oğlana Varmalı
Hey. Oğlan Çok Güzel Ama, Anası Olmamalı.
Mendili Eline, Mendil
Verdim Eline. Kara Kına Yollamış, Yar Benim Ellerime.
Dere Geliyor Dere Yalelel Yalelel, Kumunu Sere
Sere Yalelellim. Al Beni Götür Dere Yalelel Yalelel Yarin Olduğu Yere
Yalelellim. Amanın Aman Aman, Zamanın Zaman Zaman, Bizim Düğün Ne
Zaman Yalelellim.
Ben Armudu Dişlerim Yalelel Yalelel, Sapını
Gümüşlerim Yalelellim. Sevdiğimin İsmini Yalelel Yalelel, Mendilime
İslerim Yalelellim. Amanın Aman Aman, Zamanın Zaman Zaman, Bizim
Düğün Ne Zaman Yalelellim.
Armut Dalda Bir İki Yalelel Yalelel, Sayın
Bakın On İki Yalelellim. On İkinin İçinde Yalelel Yalelel, Birincisi
Benimki Yalelellim. Amanın Aman Aman, Zamanın Zaman Zaman, Bizim
Düğün Ne Zaman Yalelellim.
17.6 Batıl
inançlar
Salı günü
iş yapılması uğursuzluk sayılır
Yoldan
giderken kaplumbağanın önünden geçmesi o işin yavaş gideceğine delalettir.
Leyleği
havada görenin o yıl çok seyahat edeceğini, yerde görenin ise o yıl bir yere
ayrılamayacağı anlamına gelir.
Evin
çatısına baykuş konduğunda o evde cenaze çıkacağına inanılır.
Hıdır
ilyas günü; iğne, makas ellenilmez ellenilmesi uğursuzluk sayılır. Eğer bu
yapılırsa kişiyi yılan ısırır veya koyunu kurt yer.
Gece
tırnak kesilmesi uğursuzluk kabul edilir.
18)
Törenler
18.1 Yağmur
duası
Yağmur duası hemen hemen köyde her sene yapılan hem
dini hem de sosyal boyutu olan bir etkinliktir.
Yağmur duası yapılacak gün önceden belirlenir, bütün
köylülere davetiye çıkarılır. Yiyecekler hazırlanır, kesilecek hayvanlar
ayarlanır ve görev dağılımı yapılır. Yağmur duasına sadece Kavakdere köylüleri
değil çevre köylüler de katılır, onlara da önceden haber verilir. Bütün
hazırlıklar tamamlandıktan sonra çevre köylerden gelen misafirler karşılanır.
Cemaat toplanır eğer o gün hava uygunsa dua tepede yapılır, hava uygun değilse
camide yapılır. Duadan sonra yağmur duasına ait özel bir namaz kılınır, daha
sonra yemek muhaline geçilir. Görevli sofra sahipleri , sofraya oturanlara
hizmet eder. Yemek yenilir, dua edilir ve daha sonra köylüler helâlleşerek
ayrılırlar.
“Yağmur duası köyde hemen hemen her sene yapılır,
çevre köylerden gelenlerle tanışılır, kaynaşılır ve dargın olanların barışmaları
sağlanır.”
18.2 Doğum
adetleri
Doğumlar çok acil durumlarda köy ebesi yada
kadınlarca yaptırılır. Olağan durumlarda doğumlar hastanede
yaptırılmaktadır.
Doğumdan en az üç gün sonra hazırlıklara başlanır.
Genelde ailenin ilk çocuklarında kurban kesilir, köye özgü süt karışımı çorba
yapılır, çorbanın sütü komşularca getirilir ayrıca etli pilav yapılır. Köyün
kadınları doğum yapan kişinin akrabalık derecesine göre hediyeler getirirler.
Ziyarete bütün köylüler gelirler. Yemeğin verileceği günden bir gün önce doğum
yapan kişinin bütün akrabaları gelir ve yapılacak işlerde yardımcı
olurlar.
Kadınlar yemeği yemek verilen evde yerler, evlerine
giderlerken de bir tas yemek evlerine götürürler. Köy kahvesinde erkeklere lokum
dağıtılır.
Çocuk 40 gün dışarı çıkarılmaz, doğumdan sonraki ilk
üç gün anne sütü yerine şerbet içirilir.
Çocuğun göbeğini aile reisi çocuğun ne olmasını
istiyorsa oraya gömer. Çocuğun dişi çıktığında çörek yapılır, içine para konur
ve komşulara dağıtılır. Para kime çıkarsa o çocuğa hediye alır, ayrıca çocuğun
dişini ilk gören de çocuğa hediye alır.
“Çocuk yürümeye başladığında “tay durduğu zaman” Cuma
günü Cuma namazına camiye getirilir. Caminin önünde ayakları bağlı bir şekilde
orada oturtturulur. Camiden ilk çıkan kişi çocuğun ayağındaki ipi çözer ve ipi
keser kesene hediye verilir. Bu olaya da “köstek kesme” adı verilir
18.3 Askere gitme ve
gelme törenleri
Askerlik memleketimizin her yerinde olduğu Kavakdere
köyünde de kutsal bir görev olarak kabul edilmektedir. Askerlik gençlerin
evliliği öncesi en temel problem olarak görülmektedir. Köy sakinleri erkekler
için en uygun evlilik yaşını askerlik sonrası olarak kabul etmektedirler. Askere
gitmemiş bireylerin evliliğine pek sıcak bakılmamaktadır.
Muayene olmaya giden asker adayları köye geldiğinde
davul ve zurna ile karşılanır, eğlence yapılır. Asker adayının yakın akrabaları
askere gidecek olan şahısı yemeğe davet ederler. Askere gitmeden önceki Cuma
imam asker adaylarına mevlit okur. Gidecekleri sabah davul ve zurna eşliğinde
köyün meydanında toplanılır, helalleşilir, imam dua eder ve gençler askere
gönderilir.
Askerlik görevini tamamlayan gençler köye
dönüşlerinde onları taşıyan araç köyün içine korna çalarak girer askerden
geldiğini duyurmak için bütün köylüye lokum dağıtır. Askere gitmeden önce olduğu
gibi geldikten sonrada yakın akrabaları sıra ile yemeğe çağırır.
18.4 Ölüm adetleri ve
mezar ziyaretleri
Ölüm adetleri kültürle bütünleşmiş geleneksel dini
motiflerin ortak özelliklerini taşır. ölümden sonraki 7.ve 52. Geceleri mevlit
okunur. Mevlitte yemek yada şeker dağıtılır. Defin işlemi erkeklerce yapılır,
cenaze başında dualar okunur. defin işleminden sonra bütün köylüler baş sağlığı
ziyaretine giderler. Mezar ziyaretleri dini bayramların olduğu gün bütün
köylünün katılımı ile yapılır. Camide bayram namazı kılınır, camiden ilk önce
yaşlılar çıkar ve onlar sabit dururlar. Camiden çıkan gençler yaşlıların elini
öper ve sıraya geçerler. Sıra mezarlığa doğru yapılır. Köyün erkekleri
bayramlaşma sonrası topluca mezarlığa gider dualar okunur ve beraberce geri
dönülür.
18.5 Hac
törenleri
Hac inancı milli değerler açısından önemini halen
korumakta kültürün ve dini inancın bir sentezi olarak canlılığını
sürdürmektedir. Ülkemizde yaşlı sayılacak fertlerin hacca gitme isteklerinin
daha belirgin olduğu bilinmektedir. Kavakdere köyü de bu durumdan pek farklı bir
görünüm arz etmemektedir.
Hacca gidecek olan hacı adayları köy meydanında
toplanır bütün cemaat tekbir getirir ve dua yapılacak yere gidilir. Daha sonra
hacı adayları köylülerle helalleşir imam dua eder ve hacı adayları hacca
uğurlanır.
Hacılar kutsal görevlerini yerine getirip
döndüklerinde bütün köylülerce karşılanır. Komşular ziyarete giderler ve daha
sonra bütün köylüler sıra ile hacıları yemeğe çağırırlar. Yemekte cami imamı da
bulunur.
19) EVLİLİK ve EVLİLİK
ADETLERİ
Evliliği bütün toplumlarda “ erkekle
kadının aile kurmak için yasaca birleşmesi” olarak tanımlamak mümkündür. Burada
yasa tabirinden mutlaka yazılı kanunlar anlaşılmamalıdır, zira evlilik eski bir
kurum olarak varlığını yazı öncesi tarihlerden beri devam ettirmektedir.
Evlilik beraberinde bir dizi gelenek ve kural taşır,
Kavakdere köyü de bu durumdan müstağni değildir, bu köyde de kalıplaşmış evlilik
adetleri vardır
19.1 Kız isteme söz
kesme ve nişan
Köyde evlilik çağına gelmiş kız ve erkeklerin eş
seçimleri kendi isteklerine bırakılmıştır. Anne ve baba onayı da şüphesiz
önemlidir. Zamanı geldiğinde erkek çocuk gelin adayını annesine ablasına
açıklar.
Önceden karar verilmiş bir günde erkek tarafı kız istemek üzere
gelin adayının evine gider, fakat o gece damat adayı kızın evine gitmez. Aile
büyükleri geleneksel olarak “Allah'ın emri peygamberin kavliyle kızını oğlumuza
istiyoruz.” denilir. Eğer kız tarafının cevabı olumlu ise kısmetse olur cevabını
verirler. Cevabın olumlu olmasına mukabil bir kişi kızın verildiğini damat
adayına ulaştırır. Damat adayı kızın evine gelir ve söz yüzükleri takılır. Damat
ve gelin orada bütün büyüklerin öperler. Büyüklerin ellerini öpen gelin ve eline
para verilir. Ondan sonraki gün gelin ve damat bohça alış verişi yapmaya
giderler. Gelin ve damat için elbiseler alınır. Bohça alış verişi yapıldıktan
sonra erkek tarafı kızın evine gelip gelin için hazırlanmış bohçayı kız evine
bırakır, kendi için hazırlanmış bohçayı alır. Geline alınan hediyeler gelin
evinde erkeğe alınan hediyeler erkek evinde sergilenir. Bütün köylü bohça
görmeye gelinin evine gider. Birde o gün nişan yüzükleri takılır, ve nişan
merasimi tamamlanmış olur.
19.2
Düğün
Düğün günü önceden kararlaştırılır ve
hazırlıklara başlanır. Düğünden bir gün önce hazırlanan davetiyeler ve kınalar
hemen hemen bütün köye dağıtılır.
Kına gecesinde gecenin sonuna doğru geline iki kişi
tarafından eline ve ayağına kına yakılır. Kına yakıldıktan sonra gelinin daha
önceden hazırladığı kırmızı renkteki kınalar gelinin el ve ayaklarına
giydirilir. Daha sonra gelin ve damat halay çekerler. Kına gecesinin sabahında
erken kalkılır,davul ve zurna eşliğinde gelinin kınalarını yıkamak için, gelin
ve damadın yakın akrabalarından bir grup köyün herhangi bir çeşmesine giderler.
Giderken yolda durulur ve halay çekilir, çeşmenin yanına varıldığında gelinin
kınaları yıkanır, çeşmeye bozuk para atılır ve geri dönülür.
O günün akşamında davul ve zurna eşliğinde halaylar
çekilir, yöreye özgü oyunlar oynanır ayrıca takı merasimi yapılır.
Düğün sonrası dama kendi evine gider ve orada gelini
bekler. Gelin, evinde annesiyle babasıyla ve yakın akrabalarıyla vedalaşıp
yapılan duanın ardından gelin arabasına bindirilip damadın evine doğru yol alır.
Bu arada bir kişi “müjde yastığı” denilen yastığı gelinden önce damada ulaştırıp
müjde parası alır.
Gelin damadın evine ulaştığında arabada damadın gelip
kendisini almasını bekler. Damat gelip arabada geleni indirmeye çalışır, fakat
gelin naz yapar ve damattan altın ister. Damat geline altın takar böylelikle
gelin arabadan iner. Gelin ve damat eve girmeden önce orada bulunanlara şeker ve
bozuk para atarlar. Daha sonra gelin elindeki çiçeği orada bulunanlara atar,
adete göre gelini çiçeğini yakalayan çabuk evlenir.
20) SÜNNET
GELENEĞİ
Kavakdere köyünde sünnet 5 ila 12 yaşları arasında
olduğundan okulların tatil olduğu yaz aylarında çocuğun süne düğünü
yapılır.Sünnet elbisesi en az bir hafta öncesinden alınır,çocuğun yatağı renkli
tülbent ve kağıtlarla,ışıklarla süslenir.Sünnet düğünü cuma,cumartesi veya
cumartesi,Pazar olmak üzere iki gün yapılır.Bu gecede akrabaları,yakınları ve
komşuları toplanarak çocuğu oynatır,silah tutan parmaklarına kına yakarlar.Kına
yakan kişinin koluna tülbent bağlanır. Kınayı yakacak olanın anne ve babasını
sağ olmasına dikkat edilir. Bu sebeple çocuğun uzun ömürlü olması temenni
edilir. Ertesi gün öğlen saatlerinde bir araba konvoyu oluşturularak sünnet
çocuğu gezdirilir. Konvoyda tüm arabalara birer havlu bağlanır ve son olarak
çocuk sünnet edilir. Sünnet edilme esnasında bir horoz kesilir. Çocuk yatağına
yatırılınca mevlit okutulur, mevlit bitiminde orada bulunanlara pilav,ayran ve
tatlı ikram edilir.Yakınları ve komşuları tarafından sünnet çocuğuna geçmiş
olsun diyerek hediye verilir.Akşama eğlenceler,oyunlar yapılarak sünnet düğünü
tamamlanır
21) BAYRAM
GELENEĞİ
Kavakdere köyünde Ramazan bayramı ve Kurban
bayramı,Mart dokuzu,Hıdrellez gelenekleri halk tarafından kutlanan bayramlardır.
Ramazan ve kurban bayramları yaklaşırken evlerde temizlik yapılır,tatlılar
hazırlanır,yeni giysiler için alışveriş yapılır.Ramazan bayramını arefesinde
kuşların bile oruç tuttuğuna inanılır, herkesin oruç tutması istenir.Arefe
gününde doğan çocuklara Arife,Arif; Ramazan bayramında doğan çocuklara da
Ramazan, Ramize, Bayram gibi isimler konulur. Arefe akşamı herkes banyo
yapar,temizlenir ve erkenden yatar. Bayram sabahı erken kalkılır,erkekler bayram
namazına gider.Erkekler bayram namazından dönene kadar evdeki bekleyenler erkek
gelmeden sofraya oturmazlar.Erkekler bayram namazından çıktıktan sonra cemaatle
mezarlıklar ziyaret edilir. Bayram namazından sonra ve kabir ziyareti sonrasında
küçükler büyüklerin ellerinden büyüklerde küçüklerinden gözlerinden öperek
onlara para,şeker vb. gibi hediyeler vererek sevindirirler. Bayanlarda yemek
yendikten sonra kabir ziyaretine giderler. Kurban bayramında aile varlıklı ise
kurban kesilir. Yaşı küçük olanlar,büyükleri ziyarete gider,el öpüp
bayramlaşılır ve bayramların vesilesiyle dargınlar barışır dostluklar
tazelenir.
Araştırmanın sınırları
ve takip edinilen metot
Araştırma Kavakdere
köyünü kapsamaktadır. Köyün nüfusu kişi, hane sayısı 195 olarak tespit
edilmiştir.
Kavakdere köyü monografisine başlamadan önce bu
konuda yapılmış olan çalışmalar ve metot kitapları incelenmiştir. Belirli bir
plan hazırlanıp bu plan çerçevesinde araştırma yapılmaya çalışılmıştır. Mülakat
formundaki sorular daha önce yapılmış köy monografilerinden alındığı gibi, bu
sorular incelenecek olan köyün yapısına göre şekillendirilmiştir.
hane içinde %? Güven aralığıyla 45 örneklem tespit
edilmiştir. Örneklem grubu basit tesadüfü örneklem metoduyla tespit
edilmiştir.
Mülakatlar köy kahvesi ve evlerde yapılmıştır. Resmi
kurumlardan, köy muhtarlığından gerekli bilgiler evraklar alınmıştır.
Köylülerin merakını gidermek için araştırmanın amacı
açıklanmıştır. Araştırmanın mevcut var sayımları doğrultusunda köyün coğrafi,
sosyal, kültürel, siyasi, iktisadi yapısı analiz edilmeye
çalışılmıştır.
Araştırma sahasında toplanan karışık bilgiler
sınıflandırılmaya tabi tutulmuştur. Elde edilen bilgiler düzenli hale
getirilerek sosyal bilimlerle ilgili araştırma programı olan SPSS Win
programıyla bilgisayarda tablo haline getirilip, bu tablolar mevcut çerçeve
içerisinde yorumlanarak rapor haline getirilmiştir. |