SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ
SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ
SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ Anasayfam Yap Mesaj Gönder Favorilerime Ekle
SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

 6 Ocak 2009

 MENU

· Ana sayfa
· Arşiv
· İletişim

· BİLGİ GİRİŞİ

· BİLGİ LİSTESİ

· Lütfen Okuyunuz

· İlimizi Tanıyalım

· Videolarımız
· Webmaster

· Şehirler Arası Mesafe

· KARPUZUMUZ

· İL ve İLÇE MUHTARLARI

· PAYLAŞIM FORUMUMUZ

 KÖYÜMÜZDEN

· Haberler
· İlimizden Haberler
· Komşu Köyler
· Ülkemizden Haberler
· Spor Haberleri
· Kaynak Kişi
· Tarım-Hayvancılık
· Ulaşım
· Araştırma

· Gacallar

 KAVAKDERE GENEL

· Tarihçe
· Muhtarlarımız
· İhtiyar Heyetimiz
· Basında Köyümüz
· Sunum

 SOY AĞACIMIZ

SOY AĞACIMIZ

 OKULUMUZ

· Tarihçe
· Şeref Tablosu

 FOTOĞRAF GALERİSİ

· TIKLAYINIZ

 MULTI MEDYA

· Oyunlar

· Kırklareli Türküleri

 DÖVİZ BİLGİLERİ

Bilgilere Geçici Olarak Ulaşılamıyor.

 TARİHTE BUGÜN

 

 GELENEK-GÖRENEK

· Geleneklerimiz
· Yemeklerimiz

· Manilerimiz

 KONUK DEFTERİ

· Deftere Yaz

 KAHRAMAN ŞEHİTLERİMİZ

· Kahramanlarımız

 ZİYARETÇİ SAYACI

KAVAKDERE KÖYÜ

 EDİTÖRE ÖZEL

· Editör giriş
ARAŞTIRMA

1)KÖYÜN TARİHÇESİ

Düşman işgali sırasında düşmana karşı cephe kurup bölgenin korunması için mücadele edilmiştir. Ancak bu hareket devamlı olmamış dağılmıştır.

Bu dağılma sonunda halkın bir kısmı Eskişehir’e  bir kısmı ise Balıkesir’e göç etmiştir. Savaşın sona ermesinden sonra çoğu tekrar geri dönmüştür.Kavakdere çetecilerinden Veysel Ağa Yunanlılar’a büyük zarar vermiştir. İstiklal Savaşı’na katılanlardan sağ kalan yoktur. Kavakdere Köyü 1877-1878 Türk-Rus Harbinden sonra Şumnu ve Varna’dan göç edenler tarafından  1896 yılında kurulmuştur.                                                                                                 

2) Nüfus ve Yerleşme

Köydeki nüfus çok yaşlı değildir. Genç nüfustan oluşur. Böyle olunca da köyün ekonomik gelirinin yüksek olması gerekir. Genç nüfusun tarlada çalışma gücünden istifa edildiği için verim yüksek olmalıdır. Ama tam tersinedir. Çünkü köyde ne kadar varsa hepsi köyün dışındaki fabrikalarda yada Kırklareli’nde çalışmaktadırlar. Zaten köyün nüfusu 750 kişidir. Bunun 55 kişisi Kırklareli'ne okumaya gelen öğrencilerdir. 150 kişisi de çalışmak için köyden ayrılır. Geri kalanın 250 kişisini de yaşlı ve çocuklar oluşturur ve 20 kişisinin de çeşitli zanaatlar ile  uğraştığını düşünürsek 275 kişi de çiftçilik yapmaktadırlar. Bu da verimi ve çeşitliliği düşürür

2.1 Nüfus hareketleri

İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri insanlar; doğal afetler, savaşlar, sosyo-ekonomik ve siyasi nedenlerden ötürü hep göç etmişlerdir. Nüfus hareketleri, köyden köye, köyden şehre, şehirden köye ve şehirden şehre olmak üzere genelde dört tip üzerinde olmuştur. Türkiye’nin sanayileşmenin henüz başında bir ülke olarak sanayi sektöründe istihdam olanağı sağlayan bir ülke olarak değerlendirilmesi mümkündür. Şehirlerin sanayileşmesine bağlı olarak yeni iş alanlarının ortaya çıkması köyden kente yapılan göçleri hızlandırmıştır.

Nüfus hareketleri açısından değerlendirildiğinde Kavakdere köyünün farklı sebeplerden dolayı göç verdiği görülmüştür. Tarım alanlarının sınırlı oluşu ve çocukların evlenmeleriyle tarlaların iyiden iyiye yetersizleşmesi, gençlerin eğitim ihtiyaçlarını karşılama isteği ve daha farklı işlere yönelme merakı, kız çocukların dıştan evlenme yoluyla köyden gitmeleri, köyün iticiliği ve şehrin çekiciliği göçün başlıca etmenleri olarak sayılabilir.

Tarım alanlarının sınırlı olmasına bağlı olarak tarımda iş gücüne duyulan ihtiyaç azalmış, evli olan bir çocuğun aile içinde kalarak tarla işlerinde yardımcı olması yeterli olmaya başlamıştır. Bununla beraber yeni iş alanları arayışı kendisini göstermiş ve göç etmeninde bu olay başat rolü oynamıştır.

3) COĞRAFİ YAPI

Kavakdere Köyü ;

Kuzeyden Kızılcıkdere Köyü

Doğudan Deveçatağı Köyü

Batıdan Değirmencik Köyü

Güneyden Erikleryurdu Köyü ve

Çeşmekolu Köyü

Kuzeydoğudan Bayramdere Köyü

Kuzeybatıdan Asilbeyli İLE ÇEVRİLİDİR.

4) YÜZEY ŞEKİLLERİ

Kavakdere köyünde en çok alan kaplayan düzlük alanlardır. Fazla yükselti yoktur. Çok az olarak tepeler vardır.  Köyde fazla eğimli araziler de yoktur.  Düzlük alanlar fazla olduğundan tarım yapılacak alanlar da fazladır. Yükselti fazla olmadığı için ulaşım da kolaylıkla yapılır.

5) İKLİM

Kavakdere Köyündeki iklim tipi kurak iklimdir. Yazları çok sıcak, kışları ise sert, soğuk ve az yağışlı olarak geçer. İklime bağlı olarak da köyde tarım ürünlerinde fazla çeşitlilik yoktur. Mesela; yazın köyden ve sulama kanallarından uzak yerlere bol su isteyen bitki türleri ekilemez. Daha çok su istemeyen ayçiçeği, kabak, buğday, arpa gibi ürünler ekilir. Köyde tarım yoğun olarak yapıldığı için fazla da yağış olmadığından sulama köyün barajından beton sulama kanalları ile yapılır. Her tarlanın içinden geçen kanallar sayesinde barajdan sıra ile her köylünün sulama yapması sağlanır. Kanalların geçmediği tarlalarda ise açılan kuyulardan sulama yapılır. Bu kuyulardan salma sulama yada yağmurlama yapılır.

6) BİTKİ ÖRTÜSÜ

Bitki örtüsü mera ve çayırlıklardan oluşur. Böylece hayvan otlatma olanağı da fazladır. Köyde tarla kenarlarına ve içlerine ekilmiş ağaçlar haricinde ağaç toplulukları yani orman yoktur. Toprak ise bitki örtüsü az yer kapladığından tarıma elverişlidir.

7. EKONOMİK YAPI

Köy ailesinin ekonomik faaliyet alanları genellikle çevre şartlarınca tayin edilmektedir. Sosyal yapısı da cemaatvari bir özellik gösterir. Cemaat yaşamının en ayırıcı özelliği ise iş bölümünün sosyal olmasıdır. “fertler hayatlarının bir yönüyle değil her yönüyle sosyal hayata katılırlar. Böyle homojen bir ortamda yetişen fert şehirdeki bir ferde göre daha sınırlı olarak insan davranışlarını daha geniş olarak da tabiatı gözler. Çalışma konusu ve davranışı konusunda da aynı konumdadır. Çevrenin sınırlılığı çalışma ile ilgili davranış normlarını kazanmasını da tayin edecek,daha çok hayvancılık ve ziraat faaliyetleriyle ilgili tutum ve davranışları küçük yaşlardan itibaren öğrenmek zorunda kalacaktır.” Kavakdere köyünde sosyal ve fiziki şartların ekonomik yapıdaki belirleyiciliği kendini hissettirmektedir. Dar olan fiziki ve sosyal mekan, zirai üretim için yeterli olmayan tarım alanları üretim biçimindeki temel belirleyicilerdir

7.1)Tahıl ve Tarım Ürünleri

Köyün 18.900Km2 si ekilebilir tarım topraklarından oluşur. Önce de değindiğimiz gibi köy düzlük alanlardan oluştuğu için tarım yapılma imkanı da çoktur. En çok ekilen tarım ürünleri Trakya’da da  yoğun olarak ekilen ayçiçeği bunun yanında patates, karpuz, kabaktır. Tahıl ürünleri ise buğday başta olmak üzere arpa, mısır,çavdar, yulaf ekilir. Mısır en çok besi hayvanlarına sılaş olarak verilmek üzere ekilir. Baklagillerden ise nohut ve ikinci ürün olarak da fasulye ekilir. Ayrıca sebzecilik ön plandadır. Köylü kendi tüketeceği kadar sebzesini yetiştirmektedir. Bazıları da satmak için ekerler. Bağcılık köyümüzde çok seyrektir. Sadece yemek ve pekmez yapmak için yetiştirilir.     

Tarım önceden ilkel araçlar ile yapılırken artık modern tarım araçları ile yapılmaktadır. Traktörün arkasına takılan çeşitle tarım makineleri ile  tarla sürülmekte ekilmekte ve gübrelenmektedir. Ürünün pazarlanması da traktörlerle sağlanır. Köydeki traktör sayısı 60’tır. Hemen hemen köyün yarı ailesinde traktör vardır. 

Modernleşme birçok makinelerimizde görüldüğü gibi büyükbaş hayvanların sağımında kullanılan sağım makinelerinde de ileri metodlar geliştirildi. Önceleri kadınlar tarafından elle sağım yapılan inekler şimdi modern makineler ile sağımı yapılmaktadır. Bu da hem zaman kaybına hem de güç kaybını önler.

7.2) HAYVANCILIK

Kuzuların etinden ve yünlerinden yararlanmak için köylü kışlalarda bu hayvanlara bakmaktadırlar.İneklerin ise sadece sütünden yararlanılır.

Koçlar damızlık ve kurbanlık olarak yetiştirilir.

Yine kışlalar da koyun, keçilerin yanında bu hayvanların artık yemlerini değerlendirmek için tavuk ve hindi beslenmektedir. Kışlalarda beslenen bu hayvanları kurt ve tilkilerden korumak için özel beşlenen çoban köpekleri yetiştirilir.

Köylüler tavukların etinden ve yumurtasından faydalanmak için evlerinin önünde ki  kümeslerde yetiştirmektedirler. Bunun yanında kaz ve ördek de yetiştirirler

8) KÖYÜN İDARESİ

Köyün idaresi Muhtar tarafından sağlanır. Köyün geçmiş tarihinden itibaren başa geçen Muhtarlar gelişmeye yönelik bir çok çalışma yapmışlardır. Köyün gelişimini sağlayan muhtarlar ve yaptıkları işler şunlardır:

Ethem ARSLAN Kavakdere Köyü Kalkınma Kooperatifini açıp köylünün elde ettiği sütleri alarak onun yerine kooperatiften alış veriş yapma imkanı sağladı.

İbrahim ÇELİK köyü Deveçatağı’na bağlayan derenin üzerine köprü yaparak iki köy arasında ulaşımı sağladı.

Köyün yönetimi köy odası denilen yerde idare edilir. Muhtara yardımcı olarak ihtiyar heyeti görev yaparlar. Köylünün ne şikayeti varsa burada halledilir. Mesela; biri arazisinin hayvanlar tarafından zarara uğraması halinde köy odasına gidip muhtara şikayette bulunur. Muhtar ve ihtiyar heyeti de zararda bulunan hayvan sahiplerine ceza kesebilirler ve iki tarafı anlaşmaya vardırırlar eğer anlaşma sağlanamadıysa Tarım İl Müdürlüğünden istenecek bir kurul tarafından ilgili mahsulün arazi üzerindeki verim üzerinden zarar ziyan tespiti yapılarak ilgili makamlar tarafından cezai işlem yapılır. Hala faaliyette bulunan köy odası  ve köy yolunun asfalt kaplaması Mehmet DEMİREL tarafından yapılmıştır. Daha birçok muhtar başa geçti ve bir çok gerekli çalışmalarda bulundular. En son olarak da şu anda da muhtarlık görevini yürüten Vedat DENGİZ ise 1999 yılında köyün kapalı su şebekesini yaptırdı.

 

9) KÖY TİPLERİ VE KÖY EVLERİ

Barıma ihtiyacı insanların çözüm bulmak zorunda olduğu ve çözümünü de buldukları en temel sorunlardan biridir. Kavakdere köyünde toplu köy tipi hakimdir. Evler birbirine bitişik durumda olup her evin küçük bir bahçesi vardır. Tarlalar köyün dışında bulunmaktadır. Türkiye de köylerin genellikle su ve tabii kaynakların yakınında ve civarında kurulması gereğine ilave olarak belirtilmesi gereken bir gerçek de Türkiye’de toplu köy tipinin hakim köy tipi olduğu gerçeğidir. Piyasa için üretimde bulunan modern çiftçi tipinden ziyade aile ihtiyaçlarının tatminin sağlanması gayesini güden çiftçi tipi ülkemizde daha yaygındır. Kavakdere köyünde son zamanda yapılan evler betonarme bir özellik göstermektedir.

10) EĞİTİM ÖĞRETİM

“Eğitim ; bireydeki fiziksel, entelektüel ve ahlaki yetilerin geliştirilmesi eylemidir.” Ziya gökalp'in de belirttiği gibi eğitim, yetişmiş neslin yetişmekte olan nesle bilgi, beceri ve kıymet değerlerinin aktarılması işlemidir. Eğitim kültür naklini kuşaktan kuşağa taşıyan en önemli araç olarak bu fonksiyonuyla da sosyal hayata devamlılık kazandırır, böylelikle ulusal motiflerin taşınmasını ve ortak kültürel değerlerin korunmasını, milleti oluşturan fertler arasında birlik şuuru oluşmasını sağlar. Diğer bir ifadeyle de eğitim;çocukta bedensel, ruhsal, zihinsel, toplumsal ahlaki yönleri ile oluşturmak ve geliştirmek için onun varlığındaki değer kaynaklarını ortaya çıkarmaya yönelik yöntem ve tekniklerin eyleme dönüştürülmesidir. Şüphesiz eğitim bireyin yaşamı boyunca onu bilgi ve beceriyle donatılmasında da önemli fonksiyonları yerine getirir. Gelişmiş ülkelerde bireyleri bilgiyle donatılmasına verilen öncelik ve masraflar gelişmiş ülkelerin bu bilgiyi diğer ülkelere satarak telafi edebilmektedirler. Sabit sermaye yatırımları olarak ifade edebileceğimiz eğitim yatırımları, kısa vadede milli gelir için masraf görünümünde olsa da uzun vadede geliri arttırıcı sosyal mobiliteyi hızlandıran bir işlev görmektedir. Bilgini elde edilip satılması uluslar arası ilişkilerde belirleyici bir unsur olma işleve her geçen gün biraz daha artmaktadır.

Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye global sistem içinde hakkettiği yeri almak istiyorsa sosyal hukuk devleti anlayışı içerisinde eğitimi yurdun her köşesine yayıp bireylerin bilgi ile donatılmasını sağlamalı ve fertlerin becerilerini arttıracak eğitim teknikleri kullanmalıdır. Genç nüfus potansiyeli fazla olan bir ülke olarak bu potansiyelin kendini tanıması, keşfetmesi ve aktif hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Köyde eğitim sistemi beş derslikli  ilköğretim  okulu tarafından sağlanmaktadır. Köyün okulu daha önce Kavakdere ilkokulu iken Kuzey Irak’ta PKK Terör Örgütü ile girdikleri bir çatışmada şehit olan köyümüz halkından Hüsamettin oğlu Tuncay DUMAN’ın ismi verilmiştir. Köyümüzde Lise olmadığından lise çağındaki öğrenciler Kırklareli’ne taşımacılık ile gelip gitmektedirler. Köyden Kırklareli’ne gelen öğrenci sayısı 55 kişidir.

10.1 Aile içi eğitim

“Okul ve işyeri gibi aile de ferdi sosyal hayata intibak ettirme de müspet veya menfi bir rol ifade edebilecek durumdadır.” Aile bireyin sosyalleşmesinde lisan sorununu çözmede ve çocuğun yönlendirilmesinde önemli katkıları vardır.

Aile ferde görenek, din görgü terbiye kuralları, dil ve çocuk yetiştirme biçimi gibi öğelerle düzenli ve işlenmiş kültür öğelerini verir. Ailenin köy ailesi oluşu bu etkinin tesirini daha da arttırmaktadır.

Belirli bir kültür içinde yaşayan bireylerde o kültürün etkisi altında birbirine benzer temel tutumlar oluşturdukları varsayılır. Bireyin kişiliğini toplumsallaşma süreci inde yaşadığı kültür çevresinin oluşturduğu bilinen bir gerçekliktir. “Her insan içinde yaşadığı belirli bir kültürün ürünüdür. Birey içinde yaşadığı kültürün ortak değerlerini, tutumlarını, davranışlarını, düşüncelerini, eylemlerini, ilgilerini beklentilerini öğrenir ve benimser.” Aile de bu kültürel motiflerin oluşturulması, aktarılması ve kurumsal davranışların belirlenmesinde tayin edici olmaktadır.

Kavakdere köyünde de bu sosyolojik gerçekleri doğrulayan bir eğitim anlayışı görülmektedir. Okul öncesi ferde gelenek ve göreneklerin ağırlıklı olduğu bir eğitim verilmektedir. Ailenin bu önemli
fonksiyonunun yanında hızla etkisini artıran kitle iletişim araçlarının etkisini görmekte mümkündür.

10.2 İlk öğretim sonrası eğitim

Köyde ilk öğretimini tamamlayan kız ve erkek öğrenciler değişik lise ve meslek okullarına gönderilmektedirler. İlk öğretim sonrası eğitime devam hususunda önceleri kız evlatlarının okutulmasına bazı olumsuz yaklaşımlar olmuş olsa da bugün bu husus önemini eskiye nazaran yitirmiştir. Kız ve erkek evlatlarının eğitimlerini devamı konusunda bir eşitliğin sağlandığını söylemek mümkündür.

“Önceleri ilk öğretim sonrası okul tercihlerinde imam hatip liseleri ağırlıklı tercihler yapılmaktaydı, bu dini hassasiyetlerden kaynaklanan bir husus olmaktan çok imam hatip liselerinin yatılı oluşu ve çocuğun çabuk meslek sahibi oluşu belirleyici bir etkendi, bugün imam hatip liselerinin bu beklentilere cevap vermiyor oluşu , bu sebeple çekiciliğinin azalması köyde yaşayan aileleri farklı tercihlere ve çözüm yolları aramaya itmiştir. Köydeki ailelerin çocuğun eğitimi için şehirlerde ev almalarına sebep olmuştur, hatta çocuklarının eğitimi için şehre göç eden aileler mevcuttur.”

Köyde üniversitede okuyan gençlerin sayısında artış gözükmektedir. Gençlere bilinçli bir yönlendirme yapılırsa bu sayının daha yukarılara çıkması muhtemeldir.

Eğitim kurumları; kültürün düzenli,ve bilinçli şekilde aktarıldığı yerlerdir. Fertlerin milli kültürle bütünleşmesinde belirleyici bir işleve sahiptir. Kavakdere köyünde bireylerin eğitim düzeyleri ile meselelere bakışları arasında paralellik gözlenmiştir. Eğitim düzeyi arttıkça sorunlar karşısında rasyonel çözümler bulma çabası da artmaktadır.

11. AİLE

Aile hakkında bu zamana kadar pek çok tanımlar yapılmıştır. Toplumun sosyal çekirdeği olarak aile aynı zamanda toplumdaki en temel kurumlardan biridir. Aile hakkında yapılan tanımlardan yapısal olan bir tanım şu şekilde ifade edilebilir “ aralarında gerçek ya da uzlaşma bir akrabalık bağı olan yani, bütün sosyal müesseseleri bir soy etrafında toplanmış olan zümrelere aile denir.” Fonksiyonel anlamda aile tanımı şu şekildedir “ aile nüfusun devamının sağlandığı ve yenilendiği, milli kültürün kuşaktan kuşağa aktarıldığı, çocukların sosyalleştiği, ekonomik, biyolojik, psikolojik tatmin fonksiyonlarının sağlandığı bir kurumdur.”

Aile kurumu toplumun en temel yapı taşı olup, bireyin, hem sosyal hem fiziki hem psikolojik hem de ekonomik yönden geliştirerek topluma kazandırılmasında önemli fonksiyonları yerine getirir. Aile toplumsal bütünün bir parçası olarak bütündeki meydana gelen değişmelerden de etkilenir ve bütünü etkiler. Bütünün sağlıklı işleyebilmesi için parçalarla uyumlu olası gerekir, işlevselci bir yaklaşımla değerlendirecek olursak ailenin toplumsal bütünlüğün devamında çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini söyleyebiliriz.

Dinamizmin ve değişimin hızlandığı bir dönemde kurumların fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmelerinin şartı mevcut duruma göre kendilerini yenileyebilmeleri ve konumlandırmalarına bağlıdır. Aile kurumu da yapının sağlıklı bir şekilde devamının sağlanması ve oluşan değişimlerin kültür içinde içselleştirilip o toplumun malı haline gelmesinde değişimden
kaynaklanması muhtemel çatışmaların en az seviyede hissedilmesinde önemli rol üstlenmektedir. Sosyal yapının kendi içinde barındırdığı değişim ve hareketlilik olgusu tarih boyunca bütün kurumlarda kendisini hissettirdiği gibi aile kurumunda da bazı değişmelere sebep olmuştur. Önemli olan bu değişimin bütünle uyumluluğunu sağlamak ve toplumsal yapıda bir çatışmaya yol açmamasını sağlamaktır.

Bunun yanı sıra şehirli aileler değişimi daha çabuk kabullenirken kırsal kesim kendi içinde barındırdığı muhafazakarlık olgusuna paralel olarak bu değişime direnç gösterebilmiştir. Kavakdere köyünde gözlemlenen aile yapısı ve aile içi ilişkilerde Türk kültürün ortak paydasını yansıtmaktadır.

11.1 Aile yapısı

Kavakdere köyünde yapmış olduğumuz araştırmalar ve incelemeler sonucunda bir aile tipolojisi ortaya koymaya çalışırsak şunları söyleyebiliriz; aile yapısı geniş aile tipi içerisinde değerlendirebileceğimiz kök aile tipine uygun bir yapı arz etmektedir. Aile bireyleri genelde anne , baba , evlenmemiş çocuklar ve evli olan tek oğlun eşi ve çocuklarıdır.

Evlilik sonrası evli olan bir oğul aile içinde kalmakta diğerleri ise evlendikleri zaman ayrı eve çıkarak ve ya şehre göç ederek aileden ayrılmaktadır. Mirasın çoğunluğu anne ve baba ile yaşayan erkeğe verilmektedir. Evli erkek çocuğun ekonomik bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir. Evli erkek çocuğun tarımsal üretimde aktif olması aile içerisinde alınan kararlarda da onu etkin bir duruma getirmiştir.

Kavakdere köyünde monogaminin hakim olduğu gözlemlenmiştir, köyde akraba evliliği geçmiş değerlere bağlı olarak hala kabul edilemez bir tabu olarak varlığını sürdürmektedir. Sağlık, din , çevrenin olumsuz bakış açısı ve gelenekler akraba evliliği konusunda köylünün olumsuz tutum geliştirmesinde etkin olan sebeplerdir. Bunun neticesi köy içinde akraba evliliğine rastlanmaması olarak kendini göstermiştir.

12) ULAŞIM, HABERLEŞME ve İLETİŞİM

Kavakdere köyü Kırklareli’ne 23 km. uzaklıktadır. Köyde çevre köylerle ulaşımı sağlayan yollar vardır; fakat köy yollarının, özellikle köy içi yolların, bozuk olması köylülerin yakındığı en önemli sorunların başında gelmektedir. Köyden kente günde üç otobüs gitmektedir, böylelikle köylüler şehirdeki temel ihtiyaçlarını giderebilmektedirler. Kavakdere köyünde bir dönem taşımalı eğitim uygulaması sebebiyle çevre köyler ile de ulaşım imkanları da kısmen sağlanmıştır. Kavakdere köyü sakinlerinin hemen hepsinde telefon olması haberleşme imkanını arttırmaktadır. Ayrıca bütün evlerde iletişim araçlarından en az birinin var oluşu , özellikle televizyonun ve kısmen de çanak antenin, var olması sosyal yapının değişimini hızlandırmaktadır , köyde gazeteye olan ilginin bir hayli fazla oluşu ve köye hemen her gün gazete gelmesi köyün dış dünyadan haber almasın arttırmıştır özellikle köşe yazarlarının yazılarının dikkatlice okunması ve yazıların kesilerek saklanması bu ilginin oldukça üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Kitle iletişim araçları vasıtasıyla köy sakinleri siyasilere ve siyasete olan ilgisini daima taze tutabilmektedirler.

Gençlerin değişimi daha erken kabullenebilme özellikleri olduğu sosyolojik bir gerçektir. Buna mukabil yaşlılar toplumun muhafazakar kesimini temsil etmektedirler. Bu zihniyet tutumlarında ki farklılaşmanın kuşaklar arasında yer yer olumsuz yaklaşımlara sebebiyet vermektedir.

Kavakdere köyü değişime ve yeniliğe yatkın bir köydür. Değişimi ve yeniliği kabullenebilmesi daha çok bir diğerinde görme ile gerçekleşmektedir. Yeniliği somut olarak algıladığı vakit onu kabullenerek uygulamaya koyması daha kolay olabilmektedir.

Kırsal kesimde görülen iletişim yapısında daha çok yüz yüze kişisel iletişim hakimdir, fakat kitle iletişim teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak kitle iletişim kanalları da etkinliğini göstermektedir. Bu iletişim kanallarının etkinlik derecesi çeşitli faktörler tarafından belirlenmektedir. Bu faktörleri kentle kurulan iletişimin yoğunluğu, teknolojik girdilerin benimsenme düzeyi, nüfus yoğunluğu ve eğitim çeşitliliği olarak belirtmek mümkündür. “ kitle iletişim araçlarına sahip olma düzeyi artan kırsal kesimlerde, kanaat önderlerinin (yaşlıların ve hane reislerinin) etkin rolü azalırken medyanın rolü artmaktadır.”

Köyde ulaşım kolaylıkla yapılır. Köyün içinde ki yollar asfalt yapılmıştı ama birinci kat asfalt kaplaması olduğundan yollar yağan yağmurlardan dolayı zeminde bozukluklar oluşmuştur. Köyün dışındaki ana yolun asfalt kaplaması düzgündür. Köyün İl merkezine uzaklığı 23 Km’dir. Her gün her saat başı köyümüzden il merkezine araç bulunmaktadır.

13. SOSYAL YAPI
13.1 Aile üyeleri arasındaki ilişkiler

Köyün aile tipi geleneksel aile tipini andırsa da ailenin işleyişi, aile içinde alınan kararlar bakımından gün geçtikçe günümüz aile yapısına uygun bir hal almaktadır. Aile reisi ne kadar baba olsa da alınan kararlar ailenin ortak kararıdır.

Kavakdere köyünde baba otoritesine dayalı bir aile yapısından kısmen söz etmek mümkündür. Bu otorite mutlak manada bir otorite değildir. Anne ve çocuklarında söz sahibi oldukları bir otoritedir. Erkek çocukların evlenip anne ve babasıyla birlikte yaşıyor oluşu karar almada erkek evli çocuğu da etkin hale getirmektedir.

Baba otoritesi ailenin dışarıyla olan ilişkilerinde, karar alma ve temsil etme gibi durumlarda kendisini hissettirmektedir. Anne de ;aile bütçesinin düzenlenmesinde, ihtiyaçların temininde ve tespitinde, aile içi çocukların eğitiminde , evlilik çağın gelmiş gençlerin eş seçiminde çocuklarına yardımcı olmakta ve otoriteseni bu konularda ön plana çıkarmaktadır. Aile içinde çocukları ilgilendiren konularda onların görüşlerine müracaat edilmekte, her konuda çocukların fikri alınmamaktadır.

Köyde kız ve erkek çocukları arasında pek fazla fark gözetilmemekte, kız çocuklarının okutulmasına olumlu bakılmaktadır. Bu eşitlik anlayışı tüm konularda kendini göstermemektedir. Miras paylaşımında ağırlık erkek evladına verilmektedir. Evli olan ve ailesiyle birlikte yaşayan erkek çocuğu mirasın büyük bir bölümünü alır. Buna mukabil kız çocuğu mirastan cüzi bir miktar alır.

Köyde aile fertleri arasında bir görev dağılımı mevcuttur. Aile reisi baba; geçimi sağlamak için tarla ne bahçe işlerinde çalışmakta, anne ise; ev işleriyle uğraşmakta ve tarlada eşine yardımcı olmaktadır. Çocuklarda cinsiyetlerinin niteliği doğrultusunda yardımcı olmaktadırlar. Kız çocuğu evde annesine erkek çocuğu da tarla işlerinde babasına yardımcı olmaktadırlar. Ailedeki yardımcı unsurlarının yani çocukların eğitim durumları yardım düzeyini aşağı çekebilmektedir.

13.2 Akrabalık ve komşuluk ilişkileri

Sınırlı olan fiziki ve sosyal çevre ilişkilerin yapısını ve görüntüsünü belirlemektedir. Sınırlı çevrede vuku bulan ilişkiler cemaatvari bir özelliği andırmaktadır. Toplumsal eylemin ve ilişkilerin temel özelliği başkalarını hesaba katan eylemler oluşudur. Başkalarını hesaba katmak aynı zamanda onların içinde bulundukları kültür ortamını anlamak demektir. Çünkü her eylem bir kültürel kalıp içinde anlamlı olmakta ve ancak böyle yorumlana bilmektedir.

Sosyal çevrenin dar ve sınırlı olduğu terlerde ilişkilerin yüz yüze olması beklenir. İlişkiler sınırlı bir sosyal çevrede cereyan etmekte dolayısıyla ilişkilerin kitlelerce olmasından ziyade bireyler arası yada küçük gruplar içinde vuku bulması beklenilir. Köylüler arasındaki karşılıklı ilişkiler , aile , akrabalık, topluluk gibi küçük gruplar arasında gerçekleşmektedir. Bu küçük gruplar arasındaki ilişkiler daha tatmin edici ve daha fazla güvenlik uyandırıcı görünmektedir.

“Köy topluluğu belirli ve sınırlı bir alanda devamlı olarak bir arada yaşamak üzere toplanmış fertlerden oluşan küçük bir gruptur. Yani köy topluluğunu oluşturan bireyler belirli bir yerde topluca yaşarlar. Köyün nerede başlayıp nerede bittiğini gözükmektedir. Sınırlı bir alanda devamlı sosyal ilişkilere girilmesi köy halkına grup şuurunu aşılamaktadır.”

Köy gibi küçük grup şuurunun güçlü olduğu yerlerde bütün fertlerin birbirini tanıyor oluşu ilişkilerdeki kontrol mekanizmasına daima canlı tutmaktadır. Bu dar sosyal çevrede ilişkilerin daha sıkı ve yüz yüze olması kaçınılamazdır. Kontrol mekanizması köyde yaşayan bireylerin kültürel normlara uymaları hususunda baskı yapabilmektedir. Her insan bir kültürün ürünüdür, bu anlamda kavakdere köyündeki akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin de hakim kültür boyutunda kendini göstermesi beklenir.

Köyde sosyal yapıya bağımlı ilişliler zinciri görülmektedir. Akrabalar ve komşular arasındaki ilişkiler önemlidir. Köyde akrabalar arası evlilik kesinlikle görülmez. Akraba ziyaretleri sıkça yapılır. Nişan, düğün. Mevlit gibi adetlerde akrabalar ve komşular birbiriyle yardımlaşır, dayanışma halindedirler.

Köyde yaptığımız incelemelerde köy sakinleri komşuluk ilişkilerinde akraba olup olmamasını pek
önemsemedikler izlenimi vermişlerdir. Komşunun ahlak yapısı ve dünya görüşü komşuluk ilişkisinin niteliğini belirleyen en temel etkendir. Komşular yapılacak işlerde birbirine danışmaktadırlar. Düğünlerde komşular hediyeler götürür, özel günlerde ziyaret yaparlar. Kadınlar arasındaki komşuluk ilişkileri daha yoğun bir sıklıkla gözükmektedir. Köylülerin yaşam alanlarının ortak oluşu sebebiyle birbirlerini her gün görmekte ve hasbi hal edebilmektedirler. Komşuların anlaşmazlığa düştüğü hususlar incelememizde kendini göstermemiştir az sayıda köy sakini tarla sınırı ve sulama hususunda komşuları ile anlaşmazlığa düştüğünü beyan etmiştir.

14. HUKUKİ HAYAT

“Hukuk kuralları, toplum hayatında kişilerin kendi aralarındaki veya kişilerle toplum arasındaki ilişkileri düzenleyen devletçe uygulanacak maddi müeyyidesi bulunan, uyulması zorunlu kurallar bütünüdür.” sosyal hukuk devleti anlayışını belirlemiş bir iktidarın meşruiyetinin en önemli ilkesi hukuk kuralları içinde kalabilmesidir. Kanun yapıcılar anayasayı oluştururken toplumsal yapının dokusunu analiz etmiş toplum mühendislerinin yani sosyologların görüşlerine baş vurmalıdır. Toplumsal yapının analizini en ince noktasına kadar yapabilecek olan sosyal bilimciler, oluşturulacak kanunların toplum tarafından nasıl algılanacağına, ahengi bozup bozmayacağı veya hangi kanunların toplum tarafından çabuk benimsenip özümseneceği konusunda daha tutarlı görüşler beyan etmeleri mümkündür. Örf ve adetlerin de hukukun kaynağını teşkil ettiği düşünülürse sosyal bilimcilerin toplumun yapısına uygun hukuk kuraları tespit etmekteki öncelikleri daha iyi anlaşılır.

Kavakdere köyünde hukuki kuralların yaptırımı devletin küçük bir birimi olan köy yönetimince yapılmaktadır. Köy yönetimi; muhtar, 4 aza ve ihtiyar heyetinden oluşur. Karar alma mekanizmasında bu şahıslar yetkin kimselerdir. “kararlar ay sonlarında yapılan toplantıda bir defada alınır, bazen zor durumlarda karar iki vadede alınır. Köylüler arasındaki anlaşmazlıklar hemen hemen hepsi heyetçe çözüme kavuşturulur, böylelikle olayın yargıya intikal etmeden tatlıya bağlanması amaçlanır. Köylüler arasındaki mera konusunda, sınır itilafları konusunda çözüm bulunamadığı zaman valilikteki mali idareler bölümü sınır itilafları ve mera sorununu il idare heyeti gelir onlarda çözüm bulamazsa olay yargı yargıya intikal eder.”

Bütün resmi yazılar ilan yoluyla köylüye duyurulur. Köylünün sorunları muhtar vasıtasıyla resmi kurumlara iletilir.

15. SİYASİ HAYAT

“Judeaus’a göre, siyasetin çok karışık yapısı vardır. Pek az gerçek ve bol yalan siyasetin acayip örgüsünü tamamlamaktadır.”

Siyaset devletle ilgili faaliyetlerin toplamıdır. Devletin, milleti ilgilendiren sorunlarındaki çözüm yollarını ifade etmektedir. “Siyaset kamuoyu ve belli bir grubu ilgilendiren meselelerde karar verme, kararları etkileme veya uygulamaya yönelik mücadele etme veya mensup olma işbirliği ve dayanışma içerisinde olabildiği gibi çatışma şeklinde de beliren, değişen bir sosyal münasebetler bütünüdür.”

Kavakdere köyünde siyasi katılım oy kullanma yoluyla gerçekleşmektedir. Hemen hemen her partinin delegesi vardır. Seçmen oylarında belirsizlik ve değişkenlik gözlemek mümkündür. Muhtar adayları köyde siyasi partilerin adayları değillerdir. Kitle iletişim araçlarının Köylülerin siyasi tercihlerinde önemli rol oynadıklarını söylemek mümkündür. Köye her gün gazete geliyor oluşu köylünün ülkemizin temel sorunlarıyla ilgili bilgi edinmesini ve bir tutum sahibi olmasını sağlamaktadır. Siyaseti ve siyasileri güncel olaylar içerisinde onların tutumlarıyla değerlendirmekte ve yargılamaktadır.

Köyde araştırmamızı yaparken, köylülerin siyasilerin popülist söylemlerinden rahatsız olduklarını köylüler beyan etmiştir. Milletvekili adaylarının sadece seçim zamanı köylerine gelişi ve onların sorunlarıyla ilgilenmeyişleri yakındıkları temel konulardır. Türkiye’de yaşanan güncel olayların da etkisi köylünün siyaset ve siyasilere bakış açısını olumsuzlaştırmıştır. Köylüler siyasi parti liderlerinden dürüstlük, şeffaflık ve halka yakınlık gibi temel özellikler aradıklarını bunun yanında Türkiye'nin en temel sorunlarının işsizlik, enflasyon, eğitim ve yolsuzluk olarak belirtmişlerdir.

Kitle iletişim araçları oyların rengini değiştirmede etkili olmakta ve çoğu zaman çocuğu babasından farklı partiye oy verebilmektedir

16)Dini hayat

İnsanların dinleriyle yaşam biçimleri arasında yakın ve sıkı ilişkiler vardır. Dinin davranışlar üzerindeki etkisi inançla olur. Gelenek ve görenek gibi din de bireyin topluma uyumunu sağlar. “Dinin değişmez, zorlayıcı ve tutucu nitelikleri vardır.”

“Din; endüstri devrimiyle yeryüzünde kurulan toplumlar arası yeni ilişkileri kavraya bilmememize yardımcı olacak en önemli kesittir. Biz de bu ilişkiler içinde kendi yerimizi belirleye bilmemiz, batının bize verdiği yerin dışında kendi yerimizi kavraya bilmemiz için din sorununa kendi görüş açımızdan eğilmeliyiz.”

Gerçekte sosyoloji bir toplumsal varlığın kendisini ifade eden bilimsel bilinçten başka bir şey değildir. Bilimsel bilinç bir toplumsal varlığın üzerinde etki eden unsurları fark edip, tahlil edebilmeyi gerektirir. Din bu unsurlar arasında en güçlü olanıdır. Din dışında sayılan “gelenek unsuru” büyük ölçüde dini düşüncenin pratiğe yansıyan hükümlerinin alışılmış ve sıradanlık kazanmış halidir. Köylerde dinin yalın bilin ve bilgi durumundan soyutlanıp, köylülük kalıbı içinde algılanması evrensel bir durumdur. Ancak inanılan dinin, inanç esasları ve ritüellerinin yapısı bu durumun hem niteliğini hem de niceliğini belirler. Diğer dinlerle kıyaslandığında İslam bilinçten soyutlanıp sıradan bir ritüeller manzumesi haline gelmeye en az yatkın olanıdır. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda dinin köy üzerindeki etkisini ve belirleyiciliğini daha iyi anlayabiliriz.

Köy sakinleri dini işlerinde imama resmi işlerinde kurumlara müracaat etmektedirler. Din görevlisi köy sakinlerince önemli adl edilmekte ve saygınlığını korumaya devam etmektedir.

17) Kültürün Anonim Unsurları

Anonim unsurlar bir toplumun tarihi tecrübesinin ifade şekilleridir. Anonim değerler kuşaktan kuşağa aktarılarak tarihi tecrübenin yeni kuşaklara ışık tutması ve yol göstermesi amaçlanır.

17.1 Ata sözleri ve deyimler

Kış geldi kılıç gibi vurdu bizi piliç gibi

Mart dokuzu sallar topuzu

Yüz sabanı düz

Yüz on tarlaya kon

Yüz elli yaz belli
Yarı kışta mandıramı arıyorsun

Kurt kırk türkü bilirmiş kırkıda koyun üzerineymiş

17.2 Yeminler, beddualar ve hayır duaları

Ekmekçik kör etsin

Ölümü gör

Kuran çarpsın

İki gözüm dizime aksın

Oturmuşum kalkmayayım

Yıldırım vurmayası

Kör olası

İstediğine kavuşasın

 

17.3 Bilmeceler

 

Derecik tepecik sümbüllü küpecik (kızılcık)

Anım içerde saçı dışarıda (mısır)

Gece harman olur gündüz yığın olur. (yatak, yorgan)

Benim dört kızım var türkü çağırırlar. (inek memesi)

Benim bir köpeğim var her gün et taşır. (küpe)

İki kaşık duvara yapışık (kulak)

Yer altında yağlı kayış (yılan)

Alçacık boylu kadife donlu (patlıcan)
Ağacı oyarlar içine dünya koyarlar (radyo)

Çıt öte, çıt beri, çıt altında süt verir (arı)

17.4 Maniler

Çay içtim dilim yandı,

Döküldü kilim yandı,

Kavakdere içinde,    

Gül gibi yarim kaldı.

 

Giderim yolum ırak,

Elimde altın orak,

Yarim sana gidicem,

Eski yarini bırak. 

 

Çayır içinden geçtim,

Kuzulara ot biçtim,

Benim yarim var ama,

Ben seninle dalga geçtim

Motor geliyor motor
Üstünde bacası yok
Kalkmış beni istiyor
Pantolonunun paçası yok

Karşı karşı duralım
Telefonu kuralım
Telefon çalışmazsa
Mektuplarda buluşalım

Mani maniyi açar
Mani cebimden kaçar
Demedim mi ben sana
Mani çok dert açar

Ayakkabısı kırmızı
Anasının tek kızı
İstedim de vermedi
Sanki padişah kızı
Derenin karşısında
Arpa biçerim arpa
Sanma seni isterim
Dalga geçerim dalga

 

17.5 Türküler

17.5.1  Kızılcıklar oldu mu

Kızılcıklar Oldu Mu,
Selelere Doldu Mu Hey. 
Gönderdiğim Çoraplar, 
Ayağına Oldu Mu. 

Mendili Eline,
Mendil Verdim Eline.
Kara Kına Yollamış, 
Yar Benim Ellerime.

Kızılcıklar Kırmızı, 
Alamadım Su Kızı Hey. 
Gerdanında Beni Var,
Sandım Seher Yıldızı.

Mendili Eline, 
Mendil Verdim Eline. 
Kara Kına Yollamış, 
Yar Benim Ellerime. 

Tabakası Aynalı,
Su Oğlana Varmalı Hey.
Oğlan Çok Güzel Ama,
Anası Olmamalı.

Mendili Eline, 
Mendil Verdim Eline. 
Kara Kına Yollamış, 
Yar Benim Ellerime. 

 

17.5.2    Dere Geliyor Dere

Dere Geliyor Dere Yalelel Yalelel,
Kumunu Sere Sere Yalelellim.
Al Beni Götür Dere Yalelel Yalelel
Yarin Olduğu Yere Yalelellim. 
Amanın Aman Aman, 
Zamanın Zaman Zaman, 
Bizim Düğün Ne Zaman Yalelellim.

Ben Armudu Dişlerim Yalelel Yalelel,
Sapını Gümüşlerim Yalelellim.
Sevdiğimin İsmini Yalelel Yalelel,
Mendilime İslerim Yalelellim. 
Amanın Aman Aman,
Zamanın Zaman Zaman, 
Bizim Düğün Ne Zaman Yalelellim. 


Armut Dalda Bir İki Yalelel Yalelel,
Sayın Bakın On İki Yalelellim.
On İkinin İçinde Yalelel Yalelel, 
Birincisi Benimki Yalelellim. 
Amanın Aman Aman, 
Zamanın Zaman Zaman, 
Bizim Düğün Ne Zaman Yalelellim. 

17.6 Batıl inançlar

Salı günü iş yapılması uğursuzluk sayılır

Yoldan giderken kaplumbağanın önünden geçmesi o işin yavaş gideceğine delalettir.

Leyleği havada görenin o yıl çok seyahat edeceğini, yerde görenin ise o yıl bir yere ayrılamayacağı anlamına gelir.

Evin çatısına baykuş konduğunda o evde cenaze çıkacağına inanılır.

Hıdır ilyas günü; iğne, makas ellenilmez ellenilmesi uğursuzluk sayılır. Eğer bu yapılırsa kişiyi yılan ısırır veya koyunu kurt yer.

Gece tırnak kesilmesi uğursuzluk kabul edilir.

18) Törenler

18.1 Yağmur duası

Yağmur duası hemen hemen köyde her sene yapılan hem dini hem de sosyal boyutu olan bir etkinliktir.

Yağmur duası yapılacak gün önceden belirlenir, bütün köylülere davetiye çıkarılır. Yiyecekler hazırlanır, kesilecek hayvanlar ayarlanır ve görev dağılımı yapılır. Yağmur duasına sadece Kavakdere köylüleri değil çevre köylüler de katılır, onlara da önceden haber verilir. Bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra çevre köylerden gelen misafirler karşılanır. Cemaat toplanır eğer o gün hava uygunsa dua tepede yapılır, hava uygun değilse camide yapılır. Duadan sonra yağmur duasına ait özel bir namaz kılınır, daha sonra yemek muhaline geçilir. Görevli sofra sahipleri , sofraya oturanlara hizmet eder. Yemek yenilir, dua edilir ve daha sonra köylüler helâlleşerek ayrılırlar.

“Yağmur duası köyde hemen hemen her sene yapılır, çevre köylerden gelenlerle tanışılır, kaynaşılır ve dargın olanların barışmaları sağlanır.”

18.2 Doğum adetleri

Doğumlar çok acil durumlarda köy ebesi yada kadınlarca yaptırılır. Olağan durumlarda doğumlar hastanede yaptırılmaktadır.

Doğumdan en az üç gün sonra hazırlıklara başlanır. Genelde ailenin ilk çocuklarında kurban kesilir, köye özgü süt karışımı çorba yapılır, çorbanın sütü komşularca getirilir ayrıca etli pilav yapılır. Köyün kadınları doğum yapan kişinin akrabalık derecesine göre hediyeler getirirler. Ziyarete bütün köylüler gelirler. Yemeğin verileceği günden bir gün önce doğum yapan kişinin bütün akrabaları gelir ve yapılacak işlerde yardımcı olurlar.

Kadınlar yemeği yemek verilen evde yerler, evlerine giderlerken de bir tas yemek evlerine götürürler. Köy kahvesinde erkeklere lokum dağıtılır.

Çocuk 40 gün dışarı çıkarılmaz, doğumdan sonraki ilk üç gün anne sütü yerine şerbet içirilir.

Çocuğun göbeğini aile reisi çocuğun ne olmasını istiyorsa oraya gömer. Çocuğun dişi çıktığında çörek yapılır, içine para konur ve komşulara dağıtılır. Para kime çıkarsa o çocuğa hediye alır, ayrıca çocuğun dişini ilk gören de çocuğa hediye alır.

“Çocuk yürümeye başladığında “tay durduğu zaman” Cuma günü Cuma namazına camiye getirilir. Caminin önünde ayakları bağlı bir şekilde orada oturtturulur. Camiden ilk çıkan kişi çocuğun ayağındaki ipi çözer ve ipi keser kesene hediye verilir. Bu olaya da “köstek kesme” adı verilir

18.3 Askere gitme ve gelme törenleri

Askerlik memleketimizin her yerinde olduğu Kavakdere köyünde de kutsal bir görev olarak kabul edilmektedir. Askerlik gençlerin evliliği öncesi en temel problem olarak görülmektedir. Köy sakinleri erkekler için en uygun evlilik yaşını askerlik sonrası olarak kabul etmektedirler. Askere gitmemiş bireylerin evliliğine pek sıcak bakılmamaktadır.

Muayene olmaya giden asker adayları köye geldiğinde davul ve zurna ile karşılanır, eğlence yapılır. Asker adayının yakın akrabaları askere gidecek olan şahısı yemeğe davet ederler. Askere gitmeden önceki Cuma imam asker adaylarına mevlit okur. Gidecekleri sabah davul ve zurna eşliğinde köyün meydanında toplanılır, helalleşilir, imam dua eder ve gençler askere gönderilir.

Askerlik görevini tamamlayan gençler köye dönüşlerinde onları taşıyan araç köyün içine korna çalarak girer askerden geldiğini duyurmak için bütün köylüye lokum dağıtır. Askere gitmeden önce olduğu gibi geldikten sonrada yakın akrabaları sıra ile yemeğe çağırır.

18.4 Ölüm adetleri ve mezar ziyaretleri

Ölüm adetleri kültürle bütünleşmiş geleneksel dini motiflerin ortak özelliklerini taşır. ölümden sonraki 7.ve 52. Geceleri mevlit okunur. Mevlitte yemek yada şeker dağıtılır. Defin işlemi erkeklerce yapılır, cenaze başında dualar okunur. defin işleminden sonra bütün köylüler baş sağlığı ziyaretine giderler.
Mezar ziyaretleri dini bayramların olduğu gün bütün köylünün katılımı ile yapılır. Camide bayram namazı kılınır, camiden ilk önce yaşlılar çıkar ve onlar sabit dururlar. Camiden çıkan gençler yaşlıların elini öper ve sıraya geçerler. Sıra mezarlığa doğru yapılır. Köyün erkekleri bayramlaşma sonrası topluca mezarlığa gider dualar okunur ve beraberce geri dönülür.

18.5 Hac törenleri

Hac inancı milli değerler açısından önemini halen korumakta kültürün ve dini inancın bir sentezi olarak canlılığını sürdürmektedir. Ülkemizde yaşlı sayılacak fertlerin hacca gitme isteklerinin daha belirgin olduğu bilinmektedir. Kavakdere köyü de bu durumdan pek farklı bir görünüm arz etmemektedir.

Hacca gidecek olan hacı adayları köy meydanında toplanır bütün cemaat tekbir getirir ve dua yapılacak yere gidilir. Daha sonra hacı adayları köylülerle helalleşir imam dua eder ve hacı adayları hacca uğurlanır.

Hacılar kutsal görevlerini yerine getirip döndüklerinde bütün köylülerce karşılanır. Komşular ziyarete giderler ve daha sonra bütün köylüler sıra ile hacıları yemeğe çağırırlar. Yemekte cami imamı da bulunur.

19) EVLİLİK ve EVLİLİK ADETLERİ

Evliliği bütün toplumlarda “ erkekle kadının aile kurmak için yasaca birleşmesi” olarak tanımlamak mümkündür. Burada yasa tabirinden mutlaka yazılı kanunlar anlaşılmamalıdır, zira evlilik eski bir kurum olarak varlığını yazı öncesi tarihlerden beri devam ettirmektedir.

Evlilik beraberinde bir dizi gelenek ve kural taşır, Kavakdere köyü de bu durumdan müstağni değildir, bu köyde de kalıplaşmış evlilik adetleri vardır

19.1 Kız isteme söz kesme ve nişan

Köyde evlilik çağına gelmiş kız ve erkeklerin eş seçimleri kendi isteklerine bırakılmıştır. Anne ve baba onayı da şüphesiz önemlidir. Zamanı geldiğinde erkek çocuk gelin adayını annesine ablasına açıklar.

Önceden karar verilmiş bir günde erkek tarafı kız istemek üzere gelin adayının evine gider, fakat o gece damat adayı kızın evine gitmez. Aile büyükleri geleneksel olarak “Allah'ın emri peygamberin kavliyle kızını oğlumuza istiyoruz.” denilir. Eğer kız tarafının cevabı olumlu ise kısmetse olur cevabını verirler. Cevabın olumlu olmasına mukabil bir kişi kızın verildiğini damat adayına ulaştırır. Damat adayı kızın evine gelir ve söz yüzükleri takılır. Damat ve gelin orada bütün büyüklerin öperler. Büyüklerin ellerini öpen gelin ve eline para verilir. Ondan sonraki gün gelin ve damat bohça alış verişi yapmaya giderler. Gelin ve damat için elbiseler alınır. Bohça alış verişi yapıldıktan sonra erkek tarafı kızın evine gelip gelin için hazırlanmış bohçayı kız evine bırakır, kendi için hazırlanmış bohçayı alır. Geline alınan hediyeler gelin evinde erkeğe alınan hediyeler erkek evinde sergilenir. Bütün köylü bohça görmeye gelinin evine gider. Birde o gün nişan yüzükleri takılır, ve nişan merasimi tamamlanmış olur.

19.2 Düğün

Düğün günü önceden kararlaştırılır ve hazırlıklara başlanır. Düğünden bir gün önce hazırlanan davetiyeler ve kınalar hemen hemen bütün köye dağıtılır.

Kına gecesinde gecenin sonuna doğru geline iki kişi tarafından eline ve ayağına kına yakılır. Kına yakıldıktan sonra gelinin daha önceden hazırladığı kırmızı renkteki kınalar gelinin el ve ayaklarına giydirilir. Daha sonra gelin ve damat halay çekerler. Kına gecesinin sabahında erken kalkılır,davul ve zurna eşliğinde gelinin kınalarını yıkamak için, gelin ve damadın yakın akrabalarından bir grup köyün herhangi bir çeşmesine giderler. Giderken yolda durulur ve halay çekilir, çeşmenin yanına varıldığında gelinin kınaları yıkanır, çeşmeye bozuk para atılır ve geri dönülür.

O günün akşamında davul ve zurna eşliğinde halaylar çekilir, yöreye özgü oyunlar oynanır ayrıca takı merasimi yapılır.

Düğün sonrası dama kendi evine gider ve orada gelini bekler. Gelin, evinde annesiyle babasıyla ve yakın akrabalarıyla vedalaşıp yapılan duanın ardından gelin arabasına bindirilip damadın evine doğru yol alır. Bu arada bir kişi “müjde yastığı” denilen yastığı gelinden önce damada ulaştırıp müjde parası alır.

Gelin damadın evine ulaştığında arabada damadın gelip kendisini almasını bekler. Damat gelip arabada geleni indirmeye çalışır, fakat gelin naz yapar ve damattan altın ister. Damat geline altın takar böylelikle gelin arabadan iner. Gelin ve damat eve girmeden önce orada bulunanlara şeker ve bozuk para atarlar. Daha sonra gelin elindeki çiçeği orada bulunanlara atar, adete göre gelini çiçeğini yakalayan çabuk evlenir.

20) SÜNNET GELENEĞİ

Kavakdere köyünde sünnet 5 ila 12 yaşları arasında olduğundan okulların tatil olduğu yaz aylarında çocuğun süne düğünü yapılır.Sünnet elbisesi en az bir hafta öncesinden alınır,çocuğun yatağı renkli tülbent ve kağıtlarla,ışıklarla süslenir.Sünnet düğünü cuma,cumartesi veya cumartesi,Pazar olmak üzere iki gün yapılır.Bu gecede akrabaları,yakınları ve komşuları toplanarak çocuğu oynatır,silah tutan parmaklarına  kına yakarlar.Kına yakan kişinin koluna tülbent bağlanır. Kınayı yakacak olanın anne ve babasını sağ olmasına dikkat edilir. Bu sebeple çocuğun uzun ömürlü olması temenni edilir. Ertesi gün öğlen saatlerinde bir araba konvoyu oluşturularak sünnet çocuğu gezdirilir. Konvoyda tüm arabalara birer havlu bağlanır ve son olarak çocuk sünnet edilir. Sünnet edilme esnasında bir horoz kesilir. Çocuk yatağına yatırılınca mevlit okutulur, mevlit bitiminde orada bulunanlara pilav,ayran ve tatlı ikram edilir.Yakınları ve komşuları tarafından sünnet çocuğuna geçmiş olsun diyerek hediye verilir.Akşama eğlenceler,oyunlar yapılarak sünnet düğünü tamamlanır

21) BAYRAM GELENEĞİ

Kavakdere köyünde Ramazan bayramı ve Kurban bayramı,Mart dokuzu,Hıdrellez gelenekleri halk tarafından kutlanan bayramlardır. Ramazan ve kurban bayramları yaklaşırken evlerde temizlik yapılır,tatlılar hazırlanır,yeni giysiler için alışveriş yapılır.Ramazan bayramını arefesinde kuşların bile oruç tuttuğuna inanılır, herkesin oruç tutması istenir.Arefe gününde doğan çocuklara Arife,Arif; Ramazan bayramında doğan çocuklara da Ramazan, Ramize, Bayram gibi isimler konulur. Arefe akşamı herkes banyo yapar,temizlenir ve erkenden yatar. Bayram sabahı erken kalkılır,erkekler bayram namazına gider.Erkekler bayram namazından dönene kadar evdeki bekleyenler erkek gelmeden sofraya oturmazlar.Erkekler bayram namazından çıktıktan sonra cemaatle mezarlıklar ziyaret edilir. Bayram namazından sonra ve kabir ziyareti sonrasında küçükler büyüklerin ellerinden büyüklerde küçüklerinden gözlerinden öperek onlara para,şeker vb. gibi hediyeler vererek sevindirirler. Bayanlarda yemek yendikten sonra kabir ziyaretine giderler. Kurban bayramında aile varlıklı ise kurban kesilir. Yaşı küçük olanlar,büyükleri ziyarete gider,el öpüp bayramlaşılır ve bayramların vesilesiyle dargınlar barışır dostluklar tazelenir. 

Araştırmanın sınırları ve takip edinilen metot

Araştırma Kavakdere köyünü kapsamaktadır. Köyün nüfusu  kişi,  hane sayısı 195 olarak tespit edilmiştir.

Kavakdere köyü monografisine başlamadan önce bu konuda yapılmış olan çalışmalar ve metot kitapları incelenmiştir. Belirli bir plan hazırlanıp bu plan çerçevesinde araştırma yapılmaya çalışılmıştır. Mülakat formundaki sorular daha önce yapılmış köy monografilerinden alındığı gibi, bu sorular incelenecek olan köyün yapısına göre şekillendirilmiştir.

 hane içinde %? Güven aralığıyla 45 örneklem tespit edilmiştir. Örneklem grubu basit tesadüfü örneklem metoduyla tespit edilmiştir.

Mülakatlar köy kahvesi ve evlerde yapılmıştır. Resmi kurumlardan, köy muhtarlığından gerekli bilgiler evraklar alınmıştır.

Köylülerin merakını gidermek için araştırmanın amacı açıklanmıştır. Araştırmanın mevcut var sayımları doğrultusunda köyün coğrafi, sosyal, kültürel, siyasi, iktisadi yapısı analiz edilmeye çalışılmıştır.

Araştırma sahasında toplanan karışık bilgiler sınıflandırılmaya tabi tutulmuştur. Elde edilen bilgiler düzenli hale getirilerek sosyal bilimlerle ilgili araştırma programı olan SPSS Win programıyla bilgisayarda tablo haline getirilip, bu tablolar mevcut çerçeve içerisinde yorumlanarak rapor haline getirilmiştir.

 HABERLER

Recep KOYUNCU Hacı Oldu.
Kar Yağıyor Kırklareli'ye

 ANKET

Sitemizi Nasıl Buldunuz?
  İyi  795 (% 87.00)
 
  Orta  47 (% 5.00)
 
  Kötü  68 (% 7.00)
 

Toplam: 910 oy kullanıldı.

 

 HAVA DURUMU


KIRKLARELI

 DOST SİTELER

 ÖNEMLİ LİNKLER











 

 SON DAKİKA

eXTReMe Tracker

YUKARI GİT

 

 

 


2007-2008 © Kavakdere Köyü Her Hakkı Saklıdır.

Muhtarlık Tel: +90 (288) 284 11 27

info@kavakderekoyu.com
En iyi görüntü için; ekran ayarınız 1024x768olmalıdır.

 

 

           

 

YUKARI GİT